Giriş
(5)

Kedi psikoloji ve davranış uzmanı tavsiyesi

icim urperiyor
Selam. 3 yıldır ev arkadaşlığı yaptığımız bir kedimiz var. Arabian Mau, dişi, kısırlaştırılmış. Yemek etrafında çok fazla sabırsızlık ve açgözlülük yapıyordu hep, davranışını da çok etkiliyor bu durum. Ama sadece gunun belli kisimlarinda oluyor, aşırı miyavlama ve bi şeyleri çiğneme olarak. Günün bü
Selam.

3 yıldır ev arkadaşlığı yaptığımız bir kedimiz var. Arabian Mau, dişi, kısırlaştırılmış. Yemek etrafında çok fazla sabırsızlık ve açgözlülük yapıyordu hep, davranışını da çok etkiliyor bu durum. Ama sadece gunun belli kisimlarinda oluyor, aşırı miyavlama ve bi şeyleri çiğneme olarak. Günün büyük çoğunluğunda dünyanın en iyi ve güzel kedisi diyebilirim.

Bu davranış bozuklugunu analiz edip bize tavsiyeler verebilecek, kedimizin daha mutlu olmasini saglayabilecek bir uzman arayışındayim. Internette aradim biraz ama genelde Instagram'da popi olan eğitimi/geçmişi belirsiz kişiler çıkıyor karsima. Bu konuda gerçekten uzman bir klinik veya kişi önerisi olan var mi? Veya nereden bulabilirim? Teşekkürler.
0
icim urperiyor
(25.02.26)
Arabian Mau neymiş diye bir baktım baya bildiğimiz tekir gibiymiş. görsem tekir derim.

kedi bu yapar öyle. bence bu bir davranış bozukluğu değil. paranız çok belli ki saçmak istiyorsunuz. :d ters anlamayın lütfen. cidden gereksiz.

kediler sıkılınca aşırı miyavlarlar ve bir şeyleri çiğnerler, ısırırlar, tırmalarlar. bir yerlerde mama olduğunu öğrendikleri için de arada akıllarına gelir ve isterler. özellikle siz o mamanın yakınında gezinirseniz.

bu arada her cins kedi konusu açılınca içimden geçen: #satınalmasahiplen
sokak kedileri de çok tatlı <3
+4
art cat chocolate
(25.02.26)
mama için sabırsızlık ve açgözlülük yapması da normal. benimkilerin otomatik mama kabı var. belli saatlerde akıyor mama. buna rağmen koşup geliyorlar sanki 3 gündür açlarmış gibi. 5 yıl oldu hala aynılar bu konuda :d

elime bir treat ya da yaş mama alsam da binayı inletircesine miyavlıyorlar. gören duyan aç bırakıyorum sanır. biri 5 kilo biri 5.5 kilo.
+6
art cat chocolate
(25.02.26)
Bizde 3 kedi var, ikisi normal kiloda biri tombul. Mamalarını belli saatlerde verenlerden değiliz, mama kabı da su kabı da her bittiğinde doldurulur, tazeliğine ve sağlıklı besin olmasına dikkat edilir, gelip gidip yerler. Diğerlerinin normal kiloda olması iyi bir gösterge, kediler doyduklarını bilirler, diyabet değillerse tok oldukları halde yemeye devam etmezler. Biri neden tombul dersen, o bize geldiğinde 4 aylıkmış (1.5-2 aylık görünüyordu) ve çok çok hastaymış meğer. 2 ay veterinere götür getir sonunda iyileşti çok şükür ama o hastalıktan kalma bir çiğnemek istememe veya çiğneyememe vaziyeti oldu, kuru mamayı 10 yıldır ağzında geveleyip yutar. Önüne geçemedik, sürekli yaş mama veremeyiz, veremezdik, öyle bir paramız yoktu zaten.

Yani tombulluk çiğneyememekten gelen bir problem, çok yemekten değil. Bunun gibi, bence mamalarını ortaya koyup bittikçe doldursanız, gelip gidip istediği gibi yese muhtemelen o davranıştan eser kalmaz. Kediler diyabetik değillerse duyduklarına daha fazla yemezler. En fazla yaptıkları şey kakalarının üstünü örter gibi bir toprakla örtme hareketi yaparlar ki bu da gıdayı saklamak içinmiş.
+1
yaren
(26.02.26)
2 kedimiz var, ikisini de sahiplendik, ikisi de 3 bacakli. Ilk kedilerimiz de degil. Bahsettigim kedimizin davranisi gercekten anormal derecede (sadece gunun belli saatlerinde). Diger kedimiz de tam tersi, sesini cok cok nadir duyariz belki haftada 1 "miyav" der durup dururken (romanya'dan sokak kedisi, Tekir kediye yakindir sanirim genetik olarak). Cinsini soylememin sebebi de belli cinslere özgü ozelliklerin olmasi. Arabian mau oldugu icin sahiplenmedik, 3 bacakli ilk kedimize arkadas olsun diye ilk bulduğumuz 3 bacakli kediyi sahiplendik, o da arabian mau cikti. Zamanin buyuk cogunlugunda miyavlama sorunu olmadigi icin bizim yaptığımız bir seyin miyavlamayi tetikledigini düşünüyorum ben ama ne oldugunu cozemedim. O yuzden de kedi davranışından anlayan birine danismak istiyorum. Para sikintimiz yok şükür ama durum onunla alakali degil, karsiliginda ne alacagimizla alakali. Hem kediye daha guzel bir yaşam saglamak, hem de aşırı miyavlama nöbetlerini azaltmak veya bitirmek istiyoruz.
0
🌸icim urperiyor
(27.02.26)
sorunu ncevabını bilmemekle birlikte mama kabını doldurup gitme konusunu biz yapamıyoruz. kedim kısırlaştırılmadan önce öyle yapıyorduk ama kısırlaştırıp eve getirdiğimizde mama kabındaki tüm mamayı yemeye çalışıp gece kusmuştu. o yüzden şimdi de kabı dolu bırakıp gidersek yine öyle olur diye korkuyoruz ve biz de otomatik mama makinesi aldık. bizimki de sürekli aç gibi davranıyor. art cat'in dediği gibi mama kabının sesini duyar duymaz depar atarak koşuyor mama yemeye. yaş mama tabağının tezgaha değdiği sesi ezberlemiş sesi duyar duymaz mutfağa koşarak geliyor miyavlamaya başlıyor. sanki günlerdir yemek yememiş gibi davranıyor. bizimki de 5,15-5,20 kg civarında. kısırlaştırma yapılırken kalbine falan filan baya bi yerlerine, değerlerine filan bakılmıştı diyabetle ilgili vs bir şey çıkmamıştı ama sonradan olan bir şeyse belki de öyledir.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
(9)

evin sürekli bilfiil toz olması hk

baldan kaymak
arkadaşlar sürekli toz oluyor.Masaların, eşyaların üstü minik siyah tozlarla kaplanıyor. Ya bu neden olur. Cam falan da açmıyorum. Her gün robot süpürge çalışıyor. Dyson ile bende 5 günde bir giriyorum. Ama yine de kurtulamadık.Ne yapmalıyım? Kafayı yemelik. Bu tozları yuttuğum için hasta bile oluyo
arkadaşlar sürekli toz oluyor.

Masaların, eşyaların üstü minik siyah tozlarla kaplanıyor. Ya bu neden olur. Cam falan da açmıyorum. Her gün robot süpürge çalışıyor. Dyson ile bende 5 günde bir giriyorum. Ama yine de kurtulamadık.

Ne yapmalıyım? Kafayı yemelik. Bu tozları yuttuğum için hasta bile oluyorumdur kim bilir. Çok yoruldum :d

1) çatı katı, camlar full kapalı
2) Çamaşır kurutma makinası var, kuruma yok.
3) İnşaat yok, çevredeki en yüksek 2.:binadayım
4) Klima yok. Isıtıcı var koruyucu elektrikli ama o çalışmasa da oluyor.
5) Robot süpürge mop'lu
6) tek iken de denedim, kız arkadaşım yokken de durum aynı
-1
baldan kaymak
(24.02.26)
Klima çalıştığı için evi havalandırmadığım zamanlar ev çok daha az toz oluyor.
Etrafta inşaat veya yakında karayolu varsa kısa süreli havalandırmalar bile yetiyor evi toz basmasına.
Bir de çamaşırları içerde kurutuyorsanız o da çok toz üretiyor.
0
Mirket
(24.02.26)
en alt yada en üst katlarda genelde çok toz oluyor oturduğunuz kata da bağlı, bir de etrafta inşaat varsa mutlaka kaçı olmuyor o tozlardan
0
darthvader
(24.02.26)
benim de öyle ya. etrafta hep inşaat var kentsel dönüşüm diye. karşımdaki binayı da yıktılar ama temizlemediler kaldı öyle sürekli eve toz giriyor yıllardır. (lojman arazisi)

taşınmak bir çözüm olabilir
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Sebepleri değişkenlik gösterebilir yalnız önleme/ azaltma noktasında 2 deneyimim var, onları paylaşmak isterim.
Mesela, Çamaşırların da çok toz yaptığını kurutma makinesi kullanımdan sonra fark etmiştim. Gözle görülür şekilde azaldı.

Eşyaların daha geç toz tutması için de temizlik yaparken temizleme suyunun içerisine biraz arap sabunu koyuyorum, bunun da faydasını gördüm.
0
purplee
(24.02.26)
Yeni gelen bilgilerden sonra,
Dış etkenleri eliyoruz.
Şurada yazdığına göre dış etkenleri elersek ve evde evcil hayvan da yoksa ölü deri hücreleri kaynaklı diyor.

www.zerorez.com
0
Mirket
(24.02.26)
Tuvalet kâğıdı markanız da sebep oluyor olabilir. İnternette gördüm sanırım bu bilgiyi.
-1
michael_knight
(25.02.26)
Islak süpürge işe yarayabilir gibi geldi. Süpürürken toz kalkmıyor çünkü
0
mezzosprite
(25.02.26)
gerçekten kurutma makinesi çok etkili. bizim ev çok toz oluyordu mesela. artık balkonumuz olmadığı için kurutma makinesi aldık yeni evde. hayat kalitemiz çok arttı. kedimiz var onun tüyleri oluyor sadece ama toz hiç denecek kadar az. bence kurutma makinesini kullanmıyorsunuz pek. kullanın ve farkı görün isterim.
0
matilda
(26.02.26)
Toz değil de incecik börtü böcek veya bunlar kaynaklı bir şey DEĞİLSE,

Terlik tabanlarından şüphelendim. Bir süre terlik kullanmayın, eve gelince çorabı da ayakkabı ile birlikte çıkarıp değiştirin, bakalım bir fark olacak mı.

Banyodaki havalandırmayı da kontrol edip temizlemekte yarar var.
0
lazor
(28.02.26)
(5)

90larda varolan lego benzeri yapboz oyuncak

biseysorcaktim
Ben çocukken bana da büyüklerimden kalmıştı 90 ya da öncesinde varolan bir oyuncağı arıyorum. Birbirine kenetlenen plastik ve renkli yapboz parçalarıydı. Her parça yaklaşık 2 cm genişliğinde ve tahmin 3-4 mm kalınlığındaydı. Görseldekilere benzeyen şekillerdeydi. Kiminin ortası kare şeklinde delikti
Ben çocukken bana da büyüklerimden kalmıştı 90 ya da öncesinde varolan bir oyuncağı arıyorum.

Birbirine kenetlenen plastik ve renkli yapboz parçalarıydı. Her parça yaklaşık 2 cm genişliğinde ve tahmin 3-4 mm kalınlığındaydı.

Görseldekilere benzeyen şekillerdeydi. Kiminin ortası kare şeklinde delikti.


Bu oyuncakları hatırlayan bilen var mı, neydi, nasıl bulurum. Severek oynardım.

ibb.co
0
biseysorcaktim
(24.02.26)
K'nex olabilir mi?
+1
yurtsuz john
(24.02.26)
Çok güzelmiş bu da ama knex değil.
İş bulunca ilk maaşımla knex yapbozlardan alıcam kendime.
0
🌸biseysorcaktim
(24.02.26)
bristle blocks olabilir mi?
mybtoys.com

www.minikseyler.com
+2
exlibris
(24.02.26)
bu mu ki

www.pttavm.com
0
art cat chocolate
(25.02.26)
cevaplara teşekkürler.
hiç biri değil ama pttavm'dekine çok benziyor.
belki (muhtemelen) artık üretilmiyordur bile benim bahsettiklerimden.

cdn-img.pttavm.com
tüm parçalar delik değildi bendekilerin, delik olanları bundakine benziyor evet. hastag gibi olan ve H'ye benzeyen parçalar aynı bundaki gibi. uzun, yuvarlak gibi parçalar yoktu.

waffle block diye bir şey varmış.
ona da benziyor: www.target.com ama bu kadar devasa değildi benimkiler, 2-3mm x 2-3cm gibilerdi.

happy cube'e de benzeyen bir şeydi:
www.toysandtools.nl

aradığımı bulamasam da, benzeri çok güzel şeyler buldum.
+1
🌸biseysorcaktim
(25.02.26)
(1)

ücretsiz bir araç sitesi açtım

dokunmakalbime
https://www.piyongo.combir arkadasin ricasi uzerine bu duyuruyu paylasiyorum:kullanıcı verisi toplamak gibi sinsi amaçlarım yok. uye olmaniza yada ucret odemenize gerek yok. epey emek verdiğim ve manevi olarak büyük anlam ifade ettiği için reklam olmadığını düşünüyorum. kimler icin? -tasarimcilar, y
www.piyongo.com

bir arkadasin ricasi uzerine bu duyuruyu paylasiyorum:

kullanıcı verisi toplamak gibi sinsi amaçlarım yok. uye olmaniza yada ucret odemenize gerek yok. epey emek verdiğim ve manevi olarak büyük anlam ifade ettiği için reklam olmadığını düşünüyorum.

kimler icin?
-tasarimcilar, yazilimcilar, seocular, contentciler vs.. kisaca pc basinda calisanlar icin.
-portekiz'e tasinmayi dusunenler

beklentim?
-hosunuza giderse favorilere ekleyip periyodik olarak kullanmak, paylasmak.
-anlamadiginiz, hatali buldugunuz, yada hosunuza gitmeyen birsey varsa paylasirsaniz sevinirim.

mod edit: yine de reklam oldugunu dusunuyorsaniz ozur dilerim.
+4
dokunmakalbime
(24.02.26)
adı neden piyongo?

çok text text text, stroke stroke olmuş. karışık duruyor. ne olduğunu anlamadım başta bir error verdim siteye bakınca. renk de yok.

metin yazımında lazım olabilecek bu şeylerin bir araya toplanması güzel olmuş, kolaylık sağlamış da portekiz kısmının bununla ne alakası var?

bir grafik tasarımcı olarak kullanacağım bir şey değil. lorem ipsumu kendi sitesinden alıyorum gerektiğinde kiii ayda yılda bir lazım oluyor zaten.

metin yazarları ve öğrenciler için iyi bence.

o portekizi oradan çıkar ve başka site yap bence :d
+1
art cat chocolate
(24.02.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-2
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(1)

Bu videoları hangi ai programı ile yapıyor

darkwizard
https://www.instagram.com/ahengibeyza/Ben de yapmak istiyorum da
www.instagram.com
Ben de yapmak istiyorum da
0
darkwizard
(21.02.26)
görselleri üretmek için bunlardan birini kullanabilirsin:
chatgpt, gemini, nano banana

videolaştırmak için:
veo3, kling 2.6 veya 3
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
(3)

Kedim öksürüyor

sacrilegious
Merhaba,Kedim 4 yaşında küçüklüğünden beri hep öksürürdü, götürdüğümüz veterinerler pek ciddiye almadılar ama son bir senedir öksürük atakları yaşıyor. Veteriner hekim ilk zamanlarda astım olabilir tozsuz kum kullanın yerleri deterjanla silmeyin vs gibi önerilerde bulunmuştu. Bunları yapmamıza rağme
Merhaba,

Kedim 4 yaşında küçüklüğünden beri hep öksürürdü, götürdüğümüz veterinerler pek ciddiye almadılar ama son bir senedir öksürük atakları yaşıyor. Veteriner hekim ilk zamanlarda astım olabilir tozsuz kum kullanın yerleri deterjanla silmeyin vs gibi önerilerde bulunmuştu. Bunları yapmamıza rağmen öksürük atakları ara sıra geri geliyordu. Bazı zamanlar 1 hafta hiç öksürmediği oluyor bazense günde 5-6 kez 20-30 saniye boynunu öne uzatarak hırıltılı ve balgamlı öksürüyordu.

Bugün akciğer röntgeni çekildi. Veteriner hekim astım olmadığını kaburga kemiğinde kaynamış eski bir kırık olduğunu bunun akciğerde ödeme sebep olduğunu ve ödemi çözersek öksürüğün düzelebileceğini söyledi. 4 hafta, haftada 2gün içirmemiz için 10mg laxis diye bir hap verdi.

Bana nedense astım ihtimali çok mantıklı gelmişti ve inhaler kullanıp rahatlayabileceğini ummuştum. Şimdi kırık sebepli ödem denmesi biraz tuhaf geldi çünkü öksürük atakları 1 senedir sürüyor ama bu süreçte herhangi bir düşme vs yaşamadı. Kaburgası belki de onu sokaktan sahiplendiğimde kırılmıştı. Sizce bu astım mı yoksa akciğer ödemi mi netleştirmek için ikinci bir görüş almalı mıyım? Ya da aramızda kedi akciğer röntgeninden anlayan birileri var mıdır?(röntgen görüntüsünü şu bağlantıya yükledim: ibb.co)

Teşekkürler
0
sacrilegious
(21.02.26)
Tamamen kendi tecrübeme dayanarak yazıyorum, konuyla ilgili bilgim kedimle sınırlı.

Bizim kedi 1,5 sene kadar önce çok hastalandı. Ciğerlerinde sıvı birikmiş ve nefes alıp verirken ciğerinden ıslık gibi ses geliyordu sürekli. Hiç öksürüğü yoktu. Ama sıvı/ödem kaynağından dolayı değişiyordur belki, bizimki bayağı zatürre olmuştu.

Hastayken gittiğimiz ilk vet sıvı birikimini tam görebilmek için (kalp etrafında da olabilir diye düşünüyordu) röntgenin yetersiz olduğunu, ultrasonla bakabilecek bir uzmana götürmemizi önermişti. Zatürre tamamen iyileştikten sonra gidip gösterdik, neredeyse bir senedir de aynı uzmana kontrole gidiyoruz. Görüntüleme seçenekleri daha fazla olan bir klinik bulup gidebilirsiniz belki. Bir ihtimal İzmir'deyseniz bizim veterineri önereyim.
0
kobuzchu kiz
(21.02.26)
bence acilen başka bir veteriner hekime götürün. istanbul'daysanız: vetamerikan
0
art cat chocolate
(21.02.26)
Arkadaşımın kedisindne biri astımdı. İlk belirti olarak diğer kediye göre oturduğu yerde daha hızlı ve hırıltılı nefes alıp vermeye başlayınca bir tuhaflık var diye fark etmişler öküsürükten ziyade, sanırım o daha ileri seviyesidir. Hapa başlamışlardı, ceviz kabuğundan olan kuma geçmişlerdi, evde parfüm bile sıkamıyor, kokulu mum falan yakamıyorlardı ama 2 sene sonra kendi kendine iyileşmiş. Hapı bıraktılar. 1.5 senedir bir sıkıntı yok.

Teşhis aklınıza yatmadıysa ikinci bir görüş alın tabii. Bazı hastalıkların belirtileri birbirine çok benzediği için yanlış test ve görüntülemelere yönelinebiliyor.
0
truf
(22.02.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(15)

Chatgbt mi Gemini mi kullaniyorsunuz?

sonhakan
Arti ve eksi yönleri neler?
Arti ve eksi yönleri neler?
-9
sonhakan
(19.02.26)
grok kullanıyorum genelde memnunum
0
sweetoffice
(19.02.26)
çalışırken claude, günlük hayatta chatgpt
0
nahtoderfahrung
(19.02.26)
Aralıkta Geminiye notebooklm için geçtim, gpt'den daha iyi geldi birçok konuda. Kaldım.

ChatGPT ve Gemini dışında da AI kullanmadım. Gerisini bilemiyorum onun için.
0
akhenaten
(19.02.26)
chatgpt çok iyi anlıyor beni. görsel üretimi de iyi.

gemini'a prompt yaz diyorum görsel üretiyor.

bazı görsel promptları gemini ile daha iyi çalışıyor evet ama çoğunlukla chatgpt daha iyi.
0
art cat chocolate
(19.02.26)
gemini'ı sokakta çevirip gbt yapıyorum sonra polis olmadığımı anlayıp peşime elon muskı takıyor tam düşecekken alarm çalıyor uyanıyorum.
+2
okinawalı taş kağıt makas ustası
(19.02.26)
gemini + claude ikisi de ücretli.
bedava olanları ciddi saçmalıyor.
0
orpheus
(19.02.26)
metinde gbt görselde gemini.
0
koela
(19.02.26)
evde gemini, iş yerinde mecbur copilot.
0
datnet
(19.02.26)
chatgpt en fazla kullandığım llm.

claude, deepseek ve gemini de kullanıyorum. ama birincil olan gpt.
0
Algorix
(19.02.26)
Başta GPT olayına alışmıştım. Şu an %90 Gemini. Bunda bedava dağıtılan pro üyeliğin etkisi çok büyük.
0
jackyr
(19.02.26)
Başlarda hep chat gpt kullanıyordum.
Şimdi chat gpt - gemini - grok - cloude karışık kullanıyorum.
0
ananiyimioguz
(20.02.26)
Çoğunlukla Claude.
Arada bir ChatGPT.
Gemine, Grok alışkanlığım yok. Gemineya hiç ısınamadım.
Grokta arada bir görsel üretiyorum tasarım ihtiyaçlarım için. Bu konuda en iyisi denediklerim arasında
0
biseysorcaktim
(20.02.26)
akedemik olaylarda - notebooklm mükemmel ötesi.
günlük önerilerde gemini daha gerçekçi
sikko işlerde dahi yalan söyleyen chatgpt.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Bu işin köylüsüyüm. Gemini daha rahatıma geldi. Google'a arama yaptıracağıma geminiye soruom.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
bence en iyisi perplexity.En cok bunu sevdim
0
turkuaz
(20.02.26)
(11)

hiç tanımadığın birisi ile nasıl konuşulur?

inheritance
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet k
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet kesiliyor bir yerden sonra. sosyal fobim de var aynı zamanda ve içe kapanık birisiyim.
0
inheritance
(18.02.26)
bu işi kafanda kurarak - hesaplayarak yapamazsın. çünkü sohbet dinamik bir süreç bi anda çok farklı bir kelime kullanır, soru sorar sohbet başka yöne kayabilir.

ilk tanışmada saatlerce konuşmak ilginç konular açmak zorunda değilsin. hatta burada konudan çok ses tonu ve ne kadar arkadaşça tavir takındığın daha önemli.

çok uzatmana gerek yok. kısaca kız hakkında bilgi edin. sonra sen de istersen bir kahve içelim mi ne dersin diye sorarsın.
0
orpheus
(18.02.26)
Mesaj at, muhabbeti biraz ilerlet, sonra ara.
+2
gabe h coud
(18.02.26)
yaşlar kaç?

instagram'dan yürü bence. önce takipleş. sonra mesela kedisi köpeği varsa "aa ne tatlıymış adı ne?" diye oradan başlatırsın.

bir story atmasını beklersin. bir kafeye falan gittiyse oradan konu açarsın ya da film müze her nereye gittiyse oradan konu açarsın.
0
art cat chocolate
(18.02.26)
Abi kızın haberi varsa ne güzel o da durumdan haberdar işte. Arayacaksın diyeceksin ki Ayşe nasılsın ben Ahmet annemden aldım numaranı sanırım konu ile ilgili seninde bilgin var :) Tanışmak için seni rahatsız ettim de sonrası zaten o da ne rahatsızlığı falan dicek oradan buluşmaya gidecek olacak bitecek
+4
ebeş
(18.02.26)
mesaj at arama +1
sonra ararsın veya ses kaydı atarsın. tanımaya çalışacak şeyler sor. ayrca panik yapmana gerek yok senin ağzın laf yapmasa bile kız da bir şeyler sorar anlatır. karşılıklı olur, sürekli sadece senin konuştuğun bi etkinlik değil bu.
0
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Yapay zekaya durumu anlat ve konuşma pratikleri yap.
Herhangi bir konu açılmazsa ne gibi konular açabileceğini çalış.
Yani elbette insanın ağzı laf yapınca böyle konuşmalar yapmak çok kolay ve bir anda bu hale gelemezsin ama senden kimse böyle bir şey de beklemiyor.

Mesela kıza şimdiye kadar yediği en güzel tatlının hangisi olduğunu ve nerede yediğini sor. Kimlerle yediğini de sor gidişata göre. Sütlü, şerbetli, çikolatalı tatlılar üzerine devam et konuşmaya. Anlatmaktan çok sorular sor ama sorgu memuru gibi değil de karşısındakinin düşüncelerini, deneyimlerini merak eden bir havada sor. Sana soru sorulmazsa hiçbir şey anlatma, sorulursa da cevaplarını uzatmadan ver.
Sonra o muhabbeti bir şekilde birlikte bir yere tatlı yemeye bağla. Ama herhangi bir gün değil, belirli bir gün.
Haftaya Perşembe iş çıkışı veya pazar günü öğleden sonra gibi net bir zaman için teklif et, uygun değilse başka bir zaman öner vs.

Ben tatlıyı örnek olarak verdim sınırsız sayıda başka konular da var.

Ama telefonda bence yaşın kaç, kaç kardeşsiniz, çocuk istiyor musun, kendini 5 yıl sonra nerede görüyorsun gibi muhabbetlere girmemeye çalış.

Hayırlı olsun, düğün davetiyenizi bekliyorum ama müsait değilim katılamayacağım maalesef.
0
michael_knight
(18.02.26)
Böyle şeylerin en kolay ve samimi kaçışı, hissettiklerini aynen burada anlattığın gibi dümdüz anlatmak. Diyeceksin ki merhaba ben şu, aslında böyle şeylere karşıyım ama dalgın bir anıma denk geldi ararım demiş bulundum, hiç tanışıklık olmayınca da konuşamıyorum açıkçası, bir yerde kahve içsek öyle tanışsak olur mu de. Gayet samimi, dürüst ve tarafsız. İstiyorum der gibi değil istemiyorum der gibi değil, ana kuzusuyum der gibi değil şuursuzum der gibi değil... anlatabildim mi. En uygun şekilde açıkça durumu anlatıp seçimini ortaya koymak bence iyi bir şey.
+3
yaren
(18.02.26)
sanırım söylemesi kolay ama öncelikle tebessüm ederek merhaba demek lazım.

ülkemizde bunun bile hoş karşılanacağından şüpheliyim. ama diyelim başardınız. adınız bora ise gerisi gelir zaten
0
abyuksuet
(18.02.26)
abi o kızı kim bilir kaç kişi halletmiştir. ara konuş rahatça
-14
runaway
(18.02.26)
mesajla ısınma turları yapın. zaten muhabbetiniz akacaksa mesajla akar biraz anlaşılır. ilk konuşmada da biraz havadan sudan şeylerden bahsederen buzları eritin.
0
iwillsee
(19.02.26)
Fotosunu bul.Belki de hic tipin degil gereksiz kuruntu yapiyorsun.Eger tipin ise mesajlas ve kahve icmeye davet et
0
turkuaz
(19.02.26)
(4)

Sacmalik Boyutuna Gelen Elektronik Harcamasi

pasaklıpepee
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor. sorun su ki oynayacak
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor.

sorun su ki oynayacak pek zamanim yok. cocuk var, tam zamanli isim var. tek olmayan sey sosyallik. genelde aksamlari evdeyiz ve yorgun olmazsam arada oyun oynuyorum. simdi de yine bir gaming laptop mu alsam diyorum ancak ihtiyacim bile yok.

ayrica aldiktan sonra ne gerek vardi seklinde olusan sucluluk duygusunu da saymiyorum bile. bir de bunun uzerine zamanim olmadigi icin kullanamamanin vermis oldugu sucluluk duygusu var. Haftasonlari gece oglan uyuyunca bakiyorum biraz, isim geregi hafta ici seyahat ediyorum evde de pek olmuyorum.

gereksiz harcama yapmanin onune nasil gecerim? ya da durumumum psikolojik bir problem haline mi geliyor?
0
pasaklıpepee
(18.02.26)
Mezarlıkları gezin .
+4
diyecevaplandı
(18.02.26)
Siz bunları almak için araştırma yaparken örneğin youtube'da falan bir sürü teknolojik inceleme videosu çıkıyordur karşınıza artık. Onları izlemeyi bırakın. Bilgisayarların özelliklerine vs. bakıyorsanız bakmayı bırakın. İlgi alanınızı başka yöne kaydırın. Detay öğrendikçe çıkamazsınız o döngüden.

Ben de aynı sebeple bir mac almış bulundum. Halbuki elzem değildi. Ama iyi ki de almışım gerçi, baya işime yaradı olunca. Size önermiyorum ama swh.
+1
akhenaten
(18.02.26)
buna impulsive buying - spending deniyor. yani dürtüsel harcama.
neyin bu fikri tetiklediğine bakman lazım. muhtemelen birşey oluyor bir uyaran alıyorsun ve dürtü kafana bir girdi mi seni sürekli oraya itiyor. özellikle birşeyler hemen olsun bitsin sonuca varsın insanıysan bu dürtü daha da tehlikeli hal alıyor.

iş stresi ve çocuk nedeniyle bir kaçış, ufak mutluluk, rahatlama arıyor olabilirsin, yaş nedeniyle gençlikteki heyecanları arıyor olabilirsin vs.

ihtiyacın olmayanları acilen sat, spor yaparsan ve sosyalleşebilirsen iyi gelir.
+1
orpheus
(18.02.26)
iş, çocuk ve evlilikten kendine zaman kalmıyor. yoruluyorsun, bunalıyorsun. kendin için bir şeyler alıyorsun ki biraz mutlu olasın. onlara zaman ayırabilecek olma ihtimali bile bir nebze seni rahatlatıp, stresini azaltıyor.

bence durum bu.

planlama yapman lazım. her hafta belli bir ya da iki günde, belli 1-2 saatini kendine ayır ve diğer şeylerle ilgilenme. eşinle konuş anlaş, o da kendisi için böyle bir zaman planlasın ki alınmaca gücenmece olmasın. ikinize de iyi gelir.
+2
art cat chocolate
(18.02.26)
(12)

Doktorlara ne söylemek isterdiniz?

suicmeyenadam
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı? ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı?

ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı laboratuvar testler önerilmesi sizi rahatsız eder mi yoksa sar ordan bir paket mi?

teşekkürler.
+1
suicmeyenadam
(17.02.26)
Hasta ve hasta yakınlarına karşı nazik olmaları gerektiğini söylemek isterim
-1
rock n roll
(17.02.26)
hekim,
tanrınin yeryüzündeki elleri gibi diyor,
öyle davranin,
paraci olmayin.
0
designer
(17.02.26)
sizli bizli konuşalım.

gereksizse pahalı testler istemeyin lütfennnnn.
+1
art cat chocolate
(17.02.26)
Doktor hasta ilişkisi yoksa veya sadece hastane /muayenehane ile sınırlı ise, bunun yerini ilaç şirketleri ile doktor ilişkisi alma ihtimali yüksektir .
Doktor ile hasta ilişkini olumlu yönde geliştirecek bir şey varsa doktorun hastasını tedavi sürecinde takip etmesidir.
Gözden kaçan şeylerden biri de batı tıbbı ile doğu tıbbı arasındaki farkı bir türlü göremememiz ve yanı başımızdaki bitkilerin faydalarından etkilerinden kesinlikle bi-haber olmamız .
Bir de önleyici hekimlik konusunda büyük eksiliğimiz var . Çoğunlukla hastalık/ rahatsızlık yaşandıktan sonra tedaviye başlanıyor . Oysa hastalık riskini arttıran etkileri azaltıcı nedenlere yönelmek lazım .
Doktara / hastaneye giden eve geldikten sonra adeta hastalığını unutmuş halde artık yaptığı masrafı konuşur oldu. yıllar yılı ilaç kullanmayı " tedavi olmak " zannettik.
-1
diyecevaplandı
(17.02.26)
bizi müşteri olarak görmeseler iyi olur.
0
erty_ksk
(17.02.26)
üniversite hastanesi hekimlerine:
- bölümler arası kavgayı bitirin
- dönem V ve üstüne jürilerde acımayın, iyice öğrensinler
- her bölümün daha çok yatağı olsun

edit: @nundu’nun düzeltmesiyle dönem IV demek istiyormuşum, not düşelim.

sosyal medyada ve çevrede tıp eğitimi almadan uzmanlık taslayan insanların daha iyi denetlenmesini talep ediyorum. 2 yıllık program mezunları teşhis için hekimlerden önce kendilerine yönlendiriyorlar. denetleme mekanizmaları gelişmeli.

tüm hekimler özellikle muayenehanelerinde ve bu çakma uzmanlar hizmetlerinde fatura kesmeli, vergi kaçırmamalı.

tüm hekimler hastasına holistic yaklaşmalı. yaşam şekli, beslenme, alışkanlıklar, semptomlar hepsi bir arada. eğer plasebo sorunu çözüyorsa bırakın çözsün. illa ki ilaç dayamayın.

ilk çözüm her zaman ameliyat olmayabilir, ameliyat o kadar basit olmamalı. özellikle ortopedistlere bu cümlem.
0
eileengray
(17.02.26)
Ödediğim ücret veya aldığınız maaş karşılığı, bana, ihtisasınıza ilişkin hizmet üretmekle görevli bireysiniz. Bana yaklaşımınız ve tavrınız bu minvalde olmalı.

Raporlu ilacımın üç aylık dozunu reçete etsin diye gittiğim en az on yaş küçüğüm edepsiz, bana 'sen' dediydi de içimden, birkaç kez ona kadar saymam gerekmişti.
-6
Mirket
(18.02.26)
olabildiğince sekreter vs filan kullansınlar, fazla yorulmasınlar.

ben doktorların bana açıklama yapmasını seviyorum. mesela ciğerimi dinliyorsa ciğerimi dinlediğini söylesin, kalbini dinliyorum, ritmi iyi filan gibi.

dişimi yapan doktorum var, bana diyor ki şimdi minedeyim, sinire geldik, burada şöyle bir dolgu uyguluyorum...

geçen aylarda kan tahlili yaptırdım, doktor demir eksikliği konusunda bir şey yok dedi, tahlil sonucunu arkadaşıma gönderdim, hemen karbonhidratı azalt, diyabetle ilgili değer ortayı geçmiş dedi. mesela normalde tahlili alan doktor değer aralığında normal gözüyle baktı.
+1
hoot
(18.02.26)
Özellikle belli bir yaşın üstündekilerin güncel çalışmaları ve araştırmaları takip etmesini / edebilmesini istiyorum.
0
auroraaurora
(18.02.26)
bence doktorlar aslında kibar insanlar, en azından genç asistan olanları öyle. ama muhtemeln iş yoğunluğundan biraz tepeleri atıyo. bana hep kibar davranıldı ama sekreterlerin inanılmaz burnu havada. sekreter ve hemşireleri uyarmalarını isterdim. doktorun bile girmediği havaya onlar giriyo. pahalı test ise gerekliyse tabi ki önerilsin.
+2
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Kesinlik yoksa yapilan akil yurutmedir ve akil yurutmelerini gizli degil danisanla paylasarak yapmalarini tercih ederim. Bu danisanin katki saglamasina olanak tanir, danisanin kararini daha saglikli almasini saglar ve baska bir yerde, baska bir zaman, baska bir doktorla daha hizli surecler yaratir. Ayrica sistemin dislisi olmamalarini umarim.
0
osssy
(18.02.26)
üniversite ve devlet hastanesinde henüz yüzüme bakıp da konuşan bi doktora denk gelmedim. yaşım da epey var.

geçen hafta özel hastanede bi ameliyat oldum burnumdan, ameliyat sonrası kanamam durmadı. üç hemşire başımda nöbet tuttu resmen doktor gelene kadar. doktor geldi, inceledi ve tekrar ameliyata alındım. devlet hastanesinde olsam neyle karşılaşırdım bilmiyorum.

ben ilk önce devlet hastanesine gidiyorum bi şey olduğunda. bi işlem gerekiyorsa da neyse parası verip özele. işin garip tarafı en son gittiğim devlet hastanesindeki doktor daha yeni özelden devlete geçmiş, ve inanır mısınız o da konuşurken artık insanların yüzlerine bakmıyor. çok tuhaf.
0
antihero
(22.02.26)
(6)

Kedinize hangi aşıları yaptırdınız?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedinize hangi aşıları yaptırdınız? Kedim 7 aylik. Ben kuduz ve iki doz karma asi yaptırdım. Veterinerimiz başka asi yaptırmama gerek olmadığını söyledi. Ama için rahat etmedi. Bunlar dışında özellikle yaptırmak gereken bir asi var mı mutlaka yaptır dediginiz. Adini hatırlayamadığım bir asi
Merhaba, kedinize hangi aşıları yaptırdınız?

Kedim 7 aylik. Ben kuduz ve iki doz karma asi yaptırdım. Veterinerimiz başka asi yaptırmama gerek olmadığını söyledi. Ama için rahat etmedi. Bunlar dışında özellikle yaptırmak gereken bir asi var mı mutlaka yaptır dediginiz.

Adini hatırlayamadığım bir asi söyledi veterinerimiz başka kedilerle teması olacaksa, dışarı çıkacaksa, eve ikinci bir kediyi alacaksam vs. yapilmasi gerekiyormus. Kedimin başka kedilerle teması yok, dışarıyada evinde kedi olmayan yakınlarıma götürüyorum. Bunu söylediğimde veterinerimiz o zaman yapmamıza gerek yok dedi.

Kedim daire kapısını açtığımızda kapıdan kaçıp apartmanı gezebiliyor. Apartmanımıza sokak kedileri girebiliyor ve geceleri kalabiliyorlar. Geçen gün bir tanesi kapımızın önünde yatıyordu. Bu durumda veterinerin bahsettiği asiyi yaptirsam ıyi olur değil mi? Bu asi hangi asi olabilir?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.02.26)
parazit asisidir. yaptirin.
0
65 derece
(17.02.26)
iç dış parazitleri 2-3 ayda bir yaptırabilirsiniz
0
art cat chocolate
(17.02.26)
2 ayda bir iç-dış parazit. Yaz aylarında ayda bir dış parazit.
Senede bir kez kuduz ve karma aşısı.
Kuduz ve karmayı peş peşe yaptırmayın, arada bir haftalık bir süre olsun, ağır aşılardır. Kediye yazık.

Lösemi yaptırmanıza gerek yok, bazı veterinerler yapmak istiyor ama tamamen kazanç odaklı.
0
aynabugusu
(17.02.26)
Yazmayı unutmuşum, parazit asilarini düzenli olarak yaptırıyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(17.02.26)
lösemi aşısı olabilir. ama biz yaptırmadık.
0
elorelia
(17.02.26)
sizin bahsettiğiniz lösemi aşısı. bizim kedinin de normalde başka hiçbir kedi ile teması yok bizimki apartman kapısının önüne dahi çıkmıyor ama yine de yaptırdık. bizim vet ilginç bir şekilde aşırı derecede ısrarcı aşılar konusunda. psikolojik baskı yapıyor, ilerde hasta olursa 2 b,n liralık aşıyı yaptırmayıp 50 bin liralık olursunuz diyor. kediye yazık mazık bissürü şey anlatıyor. bir arkadaşımın da kedisi var onun veterineri de aynı sizinkinin dediğini demiş, başka kedi ile temas yoksa yaptırmayın demiş ama ben birkaç vete daha sordum durumunz varsa yaptırın dediler. çünkü ayakkabılardan vs de bir şekilde eve girebilirmiş hastalıklar. isterseniz yaptırn. biz 1 yaşından önce 2 doz karma 2 doz lösemi 1 kuduz yaptırdık, 1 yaşından sonra 1 doz kuduz 1 doz lösemi 1 doz karma yaptırdık. her sene böyle hatırlatma dozları yapılıyormuş. parazit ayrı zaten onu 4-5 ayda bir yaptırıyoruz. vet 2-3 ayda 1 yaptırın diyo da o kadar götürmeye gerek duymuyorum aşırı korunaklı yaşadığı için.
0
Sadece soruyorum
(18.02.26)
(11)

bağışıklık güçlendirici takviye tavsiyesi

kaptan maydanoz
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek. böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek.
böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
0
kaptan maydanoz
(16.02.26)
beslenmeleriniz nasıl? soğan-sarımsaklı beslenin evdeyken.
+2
art cat chocolate
(16.02.26)
zencefil shot olabilir mi? kendiniz de yapabilirsiniz. marketten zencefil alin ve kaynatip suyunu icin. onun disinda sarimsak da kuvvetlidir.
+2
Sour
(16.02.26)
@sour +1

zencefil shot beni inanılmaz toparlıyor.
0
summerjam0306
(16.02.26)
www.bionorica.com.tr
doktor önermişti.

eczacı arkadaş var. içinde çinko, c, beta glukan olan bir şey kullanın diyor.
başka bir eczacı da d vitamini iç, hasta masta olmazsın dedi.
0
elorelia
(16.02.26)
zencefil içersen uçuşa geçersin diyim
0
koela
(16.02.26)
Zencefil ama sık içince işe yaramıyor bende. 3 ayda bir falan 1 çay bardağı ve sade seyreltmeden
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
gingseng
0
jülsezar
(16.02.26)
hapla-otla çok sınırlı fayda elde edersiniz. öncelikle d vitamini, demir vs eksiklik varsa bir tahlil yaptırıp bunları kapatmak lazım. ardından kaliteli uyku, spor, beslenme ve yeterli su almak gerek.
+1
orpheus
(16.02.26)
İnternette bulduğumuz ve güvenilir olduğuna inanç geliştirmemizi sağlayabilen bir hesaptan çok çeşitli otlar kökler tohumlar vs alıyoruz, bir tanesi de hastalanacağını anladığında içilen bir şurup, şekersiz bir şey aslında. Onu ve yanında da 2 tane 1000'lik C vitamini çakıyoruz, biraz da sarımsak soğan çinko kullanıyoruz epey destekliyor.
0
yaren
(16.02.26)
oncelikle dahiliyeye gidip kan tahlili yaptirmalisiniz. bunlarda sorun yok ise ya da buradaki eksikliklere gore ek takviye almalisiniz.
0
oscar
(17.02.26)
umca!
0
eurhka
(17.02.26)
(8)

Hediye sorusu

egerbiryolcu
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda. Genelde temizlik yapıp durduğunu söylüyor. Bir defa da gardrop ile ilgili bir sıkıntı olmuştu küçük bir şey temin edebildi.. Nasıl sigcam bilmiyorum diyordu. Kendi ihtiyacindan bağımsız da olabilir tabii ki seçecegim şey. Mutlu etsin yeterli. Ama durum buyken de süs niyetine bir şey de almak olmaz gibi.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Bence ilk tatlı ya da saksı çiçeği ile gidip bi etrafı gözlemleyin. Arkasından ihtiyacını kargo ile gönderirsiniz.
+3
lil siztah
(16.02.26)
saksı çiçeğiyle gitmeyin. kedisi var dediniz. kedilere çoğu bitki zehirli, toksik.

tatlı falan alıp gidin.
+1
art cat chocolate
(16.02.26)
güzel bir iran halısı hediye edebilirsin
-1
koela
(16.02.26)
Kirli çamaşır sepeti, iki bölmeli olanlardan. Acil ihtiyaç değildir ama varlığı fark yaratır.
+4
tiredofwaiting
(16.02.26)
su ısıtıcı / kettle ı yoksa, veya turk kahvesi seviyorsa tekli kahve makinası, bütçe yeterse uygun fiyatlı otomatik kedi mama cihazları, temizlik seviyorsa dikey süpürge.
+3
eja
(16.02.26)
eğer yoksa kettle olabilir. çay içmeyi seviyorsa çaycılı kettle olabilir. türk kahvesi seviyorsa makinesi olabilir.
+1
elorelia
(16.02.26)
Madame Coco gibi bir yerden nevresim seti. Mutfak/banyo ürünü ihtiyacı varsa kolayca değiştirebilir.
Elektronik magaza zincirlerinden smoothy blender alabilirsiniz. Arzum shaken take fiyatı digerlerine göre uygundu mesela. Değişim kartı ile gidip evdeki başka bir ihtiyacını alabilir.
0
?
(16.02.26)
Ocağı yoksa ocak çok makbule geçerdi. evdeki en gerekli eşyalarda ilk üçe girer herhalde.
-1
dawsonscreek
(16.02.26)
(6)

İlişkilerde farklı hayat tarzlarının altında ezilmek ve benzeri

pembe nohut
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmı
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmıyor, hayat tarzı ve hem karakter hem entelektüel birikim olarak epey farklı olduklarını düşünüyor. Aslında kadına göre bu adamın da o tiplerin arasında işi yok, zaten yaş olarak kendisinden daha küçükler ama işten ötürü haşır neşir olunurken bir samimiyet kurulmuş belli ki. Sık sık bir yerde davet oluyor, e hadi toplaşıp şu etkinlik yapılsın deniliyor, birlikte şu mekana gidelim teklifi ortaya atılıyor falan. Sürekli bir birilerini etiketleme, her yerden tanıdık fışkırma, reklam storysi atma, #davet yazma hali mevcut.

Mesela bugün Bostancı'da mekan açılışı vardı. Kadın yüzeysel, laylaylom, ortamcı bulduğu bu insanlarla zaman geçirmek istemediği için erkek tek başına gitti ama bozuldu da açıkçası. Sosyal çevre dışında aralarında aslında hiçbir problem yok. Normalde dediğim gibi erkek de onlar gibi yetişen, düşünen, yaşayan biri değil ve kadına göre o çevreye sonradan dahil olma çabası içerisinde. Zorunluluklar olur, muhatap olunmak mecburiyetinde kalınır ama bu adamda özellikle bir araya gelme gayreti ve ait olmadığı bir yerde olma arzusu var. Network işi değil, zaten buna ihtiyacı da yok. Ona sorulsa ya eskiden garip işleri, taşkınlıkları olurdu ama artık herkes büyüdü ve olgunlaştı diyor. Kadınsa o çerçeveye ne kendisini ne erkeği bağdaştırabiliyor ne yazık ki. O arkadaşlara dair çok şey yazılır ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Biri yakın zamanlarda olan operasyonlardan gözaltına alınmıştı mesela ki bu bile en normali.

Bu farklılıklar zamanla aşılır mı? İki taraf da ortak bir nokta bulabilir mi? Kadın ait olmadığı ortamlara erkeğin hatırına girmeye çalıştıkça suya alışır mı? Veya erkek açıkça kendisiyle ciddi ve uzun vadeli bir ilişki isteğinde olduğunu söylediği bu kadın için zaman içerisinde bu müthiş arkadaşlıklarıyla arasına mesafe koyabilir mi? Yoksa kadın direkt benim bu hikayede yerim yok diyerek onları birbirine mi bıraksın? Yorumlayalım
-1
pembe nohut
(15.02.26)
"Sektör bu, içime sinmese de bu deveyi gütmek zorundayım" tavrı biraz çakal bir tavır. Ait hissetmediği yerde bu derece var olabilen biri beni korkutur. Kendine bunu yapan bana ne yapmaz.
+2
sekizdokuzon
(15.02.26)
bir ilişkide, birbirimizin arkadaşlarıyla buluşmak zorunda mıyız?

en yakın dostlarımızla tanıştırırız birbirimizi, kafalar uyuşursa görüşülür 2-3 ayda bir. onun dışında her hafta görüşmeye gerek yok. herkes kendi arkadaşıyla kendi takılsın.

birdenbire o arkadaş çevresini yok edip, görüşmeyi kesip ne yapsın erkek kişisi? kızın eline mi baksın? bu sefer de kız darlanır.

kadın kişisi o arkadaş ortamından sevgilisine zarar geldiğini düşünüyorsa ve elinde kanıt da varsa, bunu sevgilisiyle konuşsun. eğer kendisi zarar görüyorsa bunu da konuşsun ve olmuyorsa bıraksın.

sonuç olarak ortada zarar görme yoksa, sadece kafalar uyuşmuyorsa, sevgilinin arkadaşlarıyla görüşme olsun bitsin. sevgilin de hiç boşa mızmızlanmasın alınmasın. açıkla "ben hoşlanmıyorum onlardan ama sen görüş tabii ona bir şey elbette diyemem" falan de.

hani bir özel gündür, nişandır düğündür, ona mecbur sevgiliyi yalnız bırakmamak için katılmak gerekir. o kadarı da olur artık yapacak bir şey yok.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
'Erkek kötü değil ama çevresi kötü.'
'Erkek bu çevrenin adamı değil ama bıdı bıdı sebeplerle bu çevredenmiş gibi yapıp bu çevreye katlanıyor.'

Yapmayın ablacım, gerçeklikten bu kadar kopmayın. Objektif olabilin biraz.
+3
Mirket
(15.02.26)
Mirket+1

Benim edindiğim izlenim de bahsedilen kişinin o çevrenin bir parçası olmak istediği yönünde.

Uzun vadeyi bilmek ise zor bir sürü değişken işin içine girer. lişki en nihayetinde tarafların birbirleriyle birlikte olma iradesine dayanıyor. Bu iradenin dayanağı da ortak müşterekte buluşabilmek.

Ortak müşterek ile kişinin şahsi arzuları arasındaki mesafe ne kadar büyükse de o kadar acı çekiliyor; ego sürtünüyor, fiziksel ya da duygusal emek miktarı artıyor vb. Yukardaki mevzuda o ortamda olmak kişiye kendini daha özel ve genç hissettiriyorsa, kendini bu ortamın bir parçası olarak kodlamışsa, kimliğini buna dayandırmaya başlamışsa vb., bunlar hayatından çıktıktan sonra tatminsiz ve mutsuz biri olur, haliyle de ilişkinin bir anlamı kalmaz. Ya da benzer şekilde ilişki ile bunlar arasında seçim yapmak zorunda kalırsa da orta vadede bunları seçebilir.
+1
salihdt
(16.02.26)
tam teyze cevabı olacak ama;
-etrafındaki 5 kişinin ortalamasısın
-bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ayrıca mirket+1

kadın kişisi beyninin onaylamadığını kalbine onaylatmaya, oldurmaya çalışmasın derim naçizane.
+1
Phoebe
(16.02.26)
zamanla aşılmaz.
0
orpheus
(16.02.26)
(10)

Sevgililer Gününü kutladınız mı?

darthvader
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
-2
darthvader
(14.02.26)
Kutlayanla henüz sevgili olmadım
-2
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Maalesef. Sevgilim olsa çok güzel kutlardım ama.
-6
arbre
(14.02.26)
Kutlamıyoruz hayatımda hiç kutlamadım, dayatılan günlerden hoşlanmıyorum.
0
ekimoloji
(14.02.26)
Kutlamak değil de çiçek alırım.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
Kutlamiyoruz. Max daha güzel yemek pisirme, haftasonuna geliyorsa yürüyüd falan olabilir.

Gecen sene konsere gittik ama tesadüf tamamen.
0
Purple life
(15.02.26)
Kutlamıyoruz hatta unutmuşuz sabah hatırladık.
0
logisticsmanager
(15.02.26)
sevgilim varsa mutlaka hediyeler çiçekler alır, güzel bir yemek organize ederim. Sevgilim yoksa kendim gibi sapları bulur onlarla güzel bir yemek organize eder ,"neler yaşadık, neleri atlattık breh" gecesi düzenlerim.
0
loch ness
(15.02.26)
14 şubat gecesi sorarsanız alacağınız cevaplar yukarıdaki gibi olur. Güzel bir yemeğe gittik. Çokça eğlendik. Eşim fiyatını öğrenip ne gerek vardı dedi ama hiç umurumda değil. Seneye evde kutlarız diyor yine yemeğe çıkaracağım
0
aguen
(15.02.26)
29 yıllık hayatımda ikinci defa sevgililer günü kutladım. (ilkini hatırlamıyorum bile 9 yıl falan olmuştur) pahalı lüks mekan ve hediyelerle değil. dışarı çıktık, normal bir yerde yemek yedik, sohbet muhabbet, gülüşmeler ve fotoğraflar. gayet tatlıydı.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
ben en son sevgilimle ilk 14 şubat'ta öpüştüydüm. "böyle çok klişe gibi oldu" deyip ilişkimizin başlangıcını 15 şubat saymıştık biz. milleti söğüşlemek üzerine kurulu kapitalist icadı tekrarına düşmek istemiyorum ama benim için tamamen anlamsız bir gün. hayatın olağan akışında insan bazen savrulabiliyor, tek bi avantajı "aa benim sevgilim var bugün onunla güzel bi gün geçireyim" düşüncesini sağlamak olabilir, o da eğer kan emici işletmelere para verip domalmayacaksak kıymetli. seven adama her gün sevgililer günü, sevgimiz ya da aşkımız toplumsal normlara yahut para babalarının propagandalarına uyum sağlayacaksa affedersin sokayım öyle sevgiye.
0
der meister
(15.02.26)
(10)

Yazın yediğin hurmalar kışın emeklilik süresine eklenmez mi?

gabe h coud
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mu
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mutsuz olacağını bile bile başladın.

Neyse, olay şu bence. Diyelim ki 55 yaşında kendi birikimimle, pasif gelirimle aktif iş hayatından çekilmek istiyorum. Şimdi 1 sene ara versem 55 yaş yerine 56 yaşında aynı yerde olacağım. O bir seneyi 55 yaşımda yaşamak yerine şimdi daha gençken yaşamak doğru olan. O da diyor ki, genç yaşında yapacaktın o bir senelik tatilini. Yarın ne olacağını bilmiyorsun.

Hangisi sizce?
0
gabe h coud
(13.02.26)
Bu mantık ile 18 değil 28 yaşında çalışmaya başlayarak en güzel yıllarında eğlenip çok da harika olmasını beklemediğin yıllarında çalışabilirsin. Sonuçta kim tatilini 23 yaşındaki hali ile yaşamak istemez ki?
0
twelfth
(13.02.26)
başka bir açıdan yaklaşayım
şimdiki bir yıl, 55 yaşındaki 1 yıldan daha uzun. 55 yaşında o yıl çok daha hızlı geçer.

en doğru karar için kendini kasma, ikisni de yapabiliyorsan olay sadece tercihden ibaret, yanlış tercih bu konuda yok gibi (anlattığın 2 satır bilgi ile konuşuyorum)

yıllar önce bir japon çift ağırlamıştık, işe ara verip dünyayı gezmeye karar vermilerdi 1 yıl boyunca ve sonra dönünce işe devam ettiler. ileride zaten emeklilik yaşayacağız, şimdi çocuk yokken, gücümüz yerindeyken dolaşalım istedik demişlerdi. (şimdi iki çocuklu çalışan aile oldular :) )
0
kisa
(13.02.26)
Sabbatical yapiyorsan yani isten ücretsiz izinle 1 sene tatil yapiyorsan keyfine bakabilirsin. Yoksa issizken tatil en fazla 1 ay falan rahat kafayla yapilir.

Ben 55 yasina yasina kadar 1 ay bile bos gecirmek istemem. Parayi kazanabiliyorken kazanmak lazim. Tatil süresi cok kisitlaniyor ama seyahat seviyorsan bir yete gidip gelmek sindirmek icin de süre lazim. Oradan oraya uzun süre savrulmak iyi degil bence.
-1
Purple life
(13.02.26)
Her şeyi geçmişte yaşayıp sorumluluğu ileriye itelerseniz gelecekte geçmişe bakıp ama iyi yaşadım demek yerine mevcut halinizden bıkmış vaziyette ne gerek vardı da diyebilirsiniz.

Gençken de bir şeyler yapmak gerek, yaşlıyken de. Gençken gençlikte yapılacak şeyler yapılır, yaşlıyken yaşlılıkta yapılacak şeyler. Çalışmadan geçebilecek potansiyel yılların hepsini erkenden tüketmek iyi değil bu açıdan bence.

Ayrıca o ötelediğiniz yıllarda "artık işim bitti zaten" kafasına da girebilirsiniz. Çünkü geçmişte, o an yaşayacağınız halinizi bitik hal diye kodlamış oluyorsunuz bir yerde.

Gerçi teorik konuştum ben, yoksa kendi adıma 55-56 arasında buna kafa yormazdım heralde. Ha 55 ha 56.
0
akhenaten
(13.02.26)
yaşlanınca çalışmak daha zor ama 1 yıldan bir şey olmaz herhalde.

benim anlamadığım, keyfe göre kariyere 1 yıl ara verip dünyayı gezecek parayı nereden buluyorsunuz? tek ben mi fakirim burada nedirrrr
0
art cat chocolate
(13.02.26)
Maddi durumun iyi, bence her şeyden uzaklaşmak sana iyi gelecek.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
55 yaşına kadar yaşayacağının garantisi yok, mutsuzsan ayrıl.
+1
diabolus79
(13.02.26)
Burdaki en önemli soru çok da içinize sinmeyen yerde niye başladınız? Temel sebebi bulursak buradan bir yere varılabilir.
0
kumandanim
(13.02.26)
Arkadaşın haklı.

Eyt kıvamından bildiriyorum.50 yaşından sonra yapabileceğin en güzel şey çalışmak.başka bir halta yaramıyorsun zaten.evde çok durdun mu karın bile sen bi turneye çık diyor.çocuklar ya ergen ya gençlikte gram umurlarında değilsin.cinsellik falanda çok aklına gelmiyor zaten,casinoda rulet daha keyifli geliyor.eğlence mekanlarını kafan kaldırmıyor birde eskiden bu mal ne yapıyor burada dediğin adamların yaşındasın,o kadar gencin arasında ne işin var.hayatın boyunca yemiş,içmiş,eğlenmişsin zaten canında istemiyor.birde emekli olunca şunu yaparım demek ertelemekten başka bir şey değil.işinde iyiysen bilgi birikiminin en üst olduğu noktadasın,zoru çözebiliyorsun.en temizi çalışmak.özellikle hiç çalışman gerekmiyorken sorun çözmek,çözüm ortağı olmak insanı dinç tutuyor.
0
duptıs
(13.02.26)
elimdeki parayı kullanarak, değerlendirerek, yatırım yaparak vs şu anki parayla aylık 60-70k para getirebiliyorsam ve yatırımım da azalmıyorsa işi bırakır hayatımın sonuna kadar boş takılırım. çalışmakmış, katma değermiş, gençlikmiş yaşlılıkmış; bunların hepsi hikaye. ölene kadar hayattan keyif al, öl git. arada keyif almadan çalışıp öl git de olur ama, piç olur. :)
0
klassno
(14.02.26)
(5)

Pek çok Barbie almak

michael_knight
Birçok Barbie almak saçma değil mi?Aynı kişiden bir sürü almış oluyorsunuz. Oyun oynarken mesela birbiriyle aynı ama kıyafetleri farklı 5 aynı kişi sohbet ediyor, saçma değil mi?Onun yerine Barbie markası altında yüzlerce farklı isimde karakterler üretip pazarlasalar daha çok satmazlar mı? Ya da ben
Birçok Barbie almak saçma değil mi?
Aynı kişiden bir sürü almış oluyorsunuz. Oyun oynarken mesela birbiriyle aynı ama kıyafetleri farklı 5 aynı kişi sohbet ediyor, saçma değil mi?
Onun yerine Barbie markası altında yüzlerce farklı isimde karakterler üretip pazarlasalar daha çok satmazlar mı? Ya da ben yanlış mı biliyorum?
0
michael_knight
(12.02.26)
8 yaşında bir çocuk böyle düşünmez
bu arada zibilyon tane barbie var zaten. bir ekşicinin koleksiyonu vardı. evindeki koca gardrop çeşitli barbieler ile doluydu :D
+2
neira
(12.02.26)
@neira ama aynı kişinin farklı kıyafet giymiş, farklı pozda veya daha az veya çok güneşlenmiş hali değil mi hepsi?

Mesela bir erkek çocuğunun 7-8 tane benzer boyutlarda Spiderman isteyip onları birbiriyle etkileşime soktuğu pek görülen bir şey değil gibi geliyor bana, yanılıyor muyum?
0
🌸michael_knight
(12.02.26)
çocukken hayal gücümüzü kullanarak oynadığımız için hepsi birbirinden çok farklı, ayrı bebeklerdi. hepsinin kendi adı, karakteri vardı.

erkek çocuğu spiderman ile evcilik oynamıyor. spiderman'i özel tek bir kahraman olarak görüyor ve dinozoruyla veya diğer kahramanlarıyla savaştırıyor.

barbie öyle değil. the barbie yok yani. barbie bebek değil, barbie bebekleri diyoruz hatta. artık farklı ten renkleri, boyları, kiloları, meslekleri ve hatta engelleri bile var. ken bebeğin de çeşitli görünümleri var. ha ilk çıkan sarışın akla geliyor hep barbie deyince orası ayrı.

yüzlerini de dikkatli incelersen farklı olduklarını görürsün:

shop.mattel.com
+1
art cat chocolate
(12.02.26)
Kreşteki kazımın daha şimdiden 10+ Barbie’si var. Daha geç almaya başlayacaktık aslında ama hediye gelmesiyle yeni item açılmış oldu bi kere ve kendisi bayılınca oyuncakçıya her gittiğimizde başka oyuncaklara pas vermeyip Barbie’lere koşuyor illa..

Şöyle ki her Barbie vücut olarak aynı gibi olsa da, yüz-saç-konsept farklılıkları var illa ki. Topuzlu balerin Barbie bizim evde düzenli olarak diğer Barbie’lere bale dersi veriyor mesela, yeşil saçlı ve kuyruklu Denizkızı barbie yüzme dersine geliyor. Farklı meslek grupları konsepti de var, doktor veteriner, pastacı gibi. Ya da balo elbiseli, kanatlı peri olan, köpeğini gezdiren vs.

O kadar farklı çeşitler var ki ben bile dakikalarca çıkamıyorum oyuncakçıda o Barbie’lerin arasından :D

Dediğiniz gibi alt markalar da var sanıyorum. Chelsea mesela Barbie’nin çocuk hali gibi daha miniği vs

edit: @michael_knight sağolsun düzeltti beni, kreşteki kızım yerine kreşteki kazımın 10+ Barbie’si var yazmışım, çok güldüm, okuyanlar da bi gülsün de aynen bırakıyorum :D
0
lambada
(12.02.26)
Benzeseler de aynı olmuyorlar ki. Daha rafta yeni bir Barbie gördüğümde zihnimde ona bir karakter ve hikaye yazardım küçükken. Hepsi birbinden başka hayatlara sahip olurdu.
0
1bir
(13.02.26)
(1)

ai video oluşturma araçları

biseysorcaktim
internet ai videolardan geçilmiyor. çok can sıkıcı.sora ile oluşturulan videolar dışında, özellikle türkçe ve türkiye'de yapılan ai videolar nasıl yapılıyor?grok, google vevo bunlar video konusunda iyi ama bir iki eğlencesine denedim ama tonla hataları var. istediğin görüntüyü elde edene kadar 100 t
internet ai videolardan geçilmiyor. çok can sıkıcı.
sora ile oluşturulan videolar dışında, özellikle türkçe ve türkiye'de yapılan ai videolar nasıl yapılıyor?

grok, google vevo bunlar video konusunda iyi ama bir iki eğlencesine denedim ama tonla hataları var. istediğin görüntüyü elde edene kadar 100 tane oluşturamazsın ya? bu iterasyon saçma. grok/google veo'da bir önceki videonun şurasını burasını düzelt demek gibi bir şey yok. her seferinde 0'dan bir video oluşturuyor.

bunlar dışında kling.ai galiba en iyilerinden biri. onunla mı yapıyorlar?

bir iş için lazım değil, meraktan soruyorum.
0
biseysorcaktim
(12.02.26)
kling en iyisi. v2.6 ile yapıyordum çok iyi. 3 de çıktı onu henüz denemedim.

görseli nano banana pro ile üretip onun üstünden video yapınca daha da iyi oluyor.

en gerçekçi sonuç için gerçek bir görseli nano banana pro edit ile istediğiniz hale getirip, sonra hatta kling in içine start fram end frame şeklinde koyup ona uygun prompt yazınca da çok çok iyi sonu. veriyor

hatta ben chatgptye derdimi anlatıp oluşturuyorum. chatgptye anlatmak daha salaş ve rahat. çok özenli yazmasan da anlıyor. sonra nano ile editliyorum. upscale ediyorum. sonra kling.
+1
art cat chocolate
(12.02.26)
(9)

Evlilik, multikültürel aileler ve uyum

sucvecezve
Evli misiniz?Evlenmeyi düşünüyor musunuz?Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla
Evli misiniz?
Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)
Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla evlenenlerin sizce boşanma oranı daha yüksek olabilir mi (Green card vb. sebeplerle evlenenleri ayrı tutuyorum)
Ne düşünüyorsunuz?
0
sucvecezve
(11.02.26)
evli değilim.
evlenmeyi düşünmüyorum.

tamamen zıt fikirlere sahip aileler değilse sorun olmaz. birinin siyah dediğine biri ak diyorsa o evliliğin ömrü uzun olmaz. çünkü sevgililer değil, aileler evleniyor bizim ülkede.

avrupalı, amerikalı biriyle evlenmek daha iyi olur. evlenip onun ülkesine yerleşmek. hem sülale derdinden, hem ülkenin derdinden harika bir kaçış olur. evlilik de daha eğlenceli ve öğretici bir deneyim olur.

www.tiktok.com
+1
art cat chocolate
(11.02.26)
cok fazla degisken var. kulturlere baglilik, kultur farklilik seviyesi, aileler, karakter tipi vs..

ornek,
dogu kokenli genis, ataerkil ve aile baglarinin kisisel alandan cok guclu oldugu bir ortamda buyumus erkek istedigi kadar guclu, egitimli, gormus gecirmis olsun. batinin bireyselligi karsisinda avrupali biriyle saglikli bir evlilik, iliski yurutmesi cok zor. muhtemelen bir yerde patlar.
0
buenosdias
(11.02.26)
Evliyim. Evlendiğim kişi Türk. Yabancı biriyle yapamazdım ben. Kişilik olarak kökenlerine geleneklerine bağlı biriyim.
0
kaptan maydanoz
(11.02.26)
amrikaliyla evliyim.
bence bir noktadan sonra evlilik kendi dunyasi olan bir sey oldugundan iki ruhun uyum potansiyeli oluyor.
avantajlari eger gercekten cok uzak kulturlerden geldiyseniz evliligin killarin beyazlamis evresinde bile karslikli hala bir egzotik gelme durumu oluyor.
hayatin gercek kisminin iliskiyi cok asindirdigi zamanlarda bence faydali bir durum.
dezavantaji hayat daha zor. hep birinizyabancisiniz. burokrasi hep size karsi.
bir avantaj daha bir ulke iyice sapitinca dier ulkeyi secenek olarak gormeye basliyorsun.
acik fikirli insanlara tavsiye ederim ben.
0
mavicorap
(11.02.26)
Evliyim, bir türkle. Eğer evlendiğim kişi ile evlenmemiş olsaydım yabancı biri ile evlenmeyi tercih ederdim, evlilikle ya da evli olduğum kişi ile sorunum yok ancak türkiyedeki ailelerin ne kadar sınır koysan da bu sınırı bilememesi, her şeyin içinde olma çabası beni yoruyor. Benim derdim daha çok türkiyedeki evlilik prototipi ve ailelerin bakış açısı ile ilgili, neyseki düğün yapmaktan kurtuldum ama thanks to covid.
Yabancı biri ile olmak bence kültür deneyimlemek, bakış açısı zenginliği vs olarak güzel ama anadilini konuşamamak ve ortak tarih, kültür olmaması biraz eksi puan olabilir.
Bunu aslında arkadaşlıklarda yaşıyorum ( yurtdışındayım) çok basit ve standart örnek silivri soğuktur heheyi bazen karşıdakinin anlamasını isteyebiliyorsun ya da gibi dizisini mesela bir türkün izlemesi ile yabancının izlemesi çok farklı şeyler ve aynı kökenden, toplumdan gelmek aslında ilişki diline artı puan.
Ama dediğim gibi türkiyede ailelerin ( hepsi değildir ama bize denk gelen diyelim ve bence çoğunluk) evlilik bakış açısı, mıç mıç her şeyin içinde olma sevdası beni yoruyor.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Avantaj olmuyor çoğunlukla. Sadece hastalık doğum vb. konularda bizim kültürümüz daha iyi. Onun dışında çekilmiyor. toksik akrabaları bir ömür çekmeye değer mi? Türkiye’de aile ilişkileri sıkıntılı. eşim yabancı olsaydı da doğal kimliğimi yansıtırdım ve mantıklı noktalarda r yapabilirdim. Problem olmazdı.
0
artkbc
(11.02.26)
evliyim, angarali.
bizim topraklardan olmayan birisiyle evlenme sansim bol miktarda onume geldi, hepsi iyi insanlardi ama ben istemedim.
cunku:
1 -turkiye'ye donme olasiligimin yokolmasini istemedim
2- anadilde anlasmak bambaska bir olay

yabanci ile evlenip bir avantajini goreni gormedim, dezavantajini goreni cok gordum.
0
cooperr
(11.02.26)
Evliyim. Evli olduğum kişi isviçreli. Babam da isviçreli. O sebeple tam olarak "yabancı" profiline uymuyor, çünkü bana çok da yabancı değil eşim.
Kendim büyürken de öyle çok fark ettiğim bir zorluk olmadı.
0
alice in potatoland
(12.02.26)
evliyim, eşim sarışın zaten yabancılar gibi çok memnunum, kadınlara sarışın yerli koca bulmalarını tavsiye ediyorum buradan.
-1
Hallegadola
(13.02.26)
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(17)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum +1
Amuda kalkıp, Spagat açabiliyorum. Astavakrasana, tittibhasana, chin stand, super soldier, Atlas gibi yoga asanalarını yapabiliyorum.

Acıya dayanıklılık +1
Hem fiziksel hem psikolojik :p
0
kullanicadi
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(12)

Annenin evlilik baskısı

egerbiryolcu
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?

Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda hep net oldum. Bu konuların açılmasını istemedim. Allah var gerçekten durduk yere beni darlamadilar ama ne zamanki komşunun biri anneme kıza bir talip bulduk dese evde kavga gürültü bitmiyor. Annem beni ikna etmeye çalışıyor. Tamam evlenme ama git görüş diyor. Bir hafta bu konu açilip duruyor. Annem tam ikna oluyor bu defa komşu tekrar arayıp sorunca baskı yeniden başlıyor. Ara ara bir kaç zamanda böyle konu hortluyor. Günün sonunda annem hem sinirleniyor hem üzülüyor. Ben de bu defa içten içe komşulara kızıyorum kimseye böyle bı talepte bulunmuyorum. Evde huzursuzluk çıkıyor. Ama hangi birine anlaticam. Birine tepki versen başka biri bu konuyla çıkıyor karşımıza.

Çok güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum yaşım da 35. Ama olmuyorsa da olmasın ne yapayım. Ben yıllarca hayatla mücadele ettim. Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım. Ayıp olmasın diye evlilik veya görüşme mi olur. Ben kendimi çok iyi tanıyorum. Bir insana alışmam sevmem kolay olmuyor rastgele biri icin neden vaktimi veya o kişinin vaktini alayım? Annem gerçekten üzülüyor fark ediyorum ama o mutlu olsun diye de istemediğim bir şeyi yapmam. Ne hikmetse komşularımızın anlattığı kişiler ultra zengin işinde gücünde aile sorunları olmayan varlıklı insanlar. Böyle anlatilinca da annem çok daha hevesli oluyor.

E bir git görüş ne kaybedersin diyenlere de şu örneği vereyim. Birkac yıl önce komşular birini bulmuş ama öyle böyle ısrar etmiyorlar kendileri varlıklı insanlar o kişiler de varlikliymis. Kaç defa ikna için bize gelip gittiler. Babam da sağdi o zaman. Adam o kadar nahif biri ki biliyor gönülsüz olduğumu istemedigimi komşuların emrivakilerne ayıp olmasın diye artık telefonda tamam buyrun gelin demek zorunda kalıyor. Akşam komşular, çocuk ve ailesi bize geliyor. Tanımadığım insanlara çay ikram ediyorum bir köşede oturuyorum..neyse gidiyorlar komşumuz daha sonra tekrar bize gelip bana baskı yapıyor. Evet tamam desem sıra biz onlara ailecek gidecektik. Yani ben çocuğu tanımadan aileler arası gorusmeler sonucu evlendirilecektim. Dindar kişiler bunlar. Muhtemelen sadece böyle aile görüşmeleri sırasında ne kadar taniyabilirsem.

Neyse işte hadi bı goruseyim desem bunu da oldubittiye getirmeye calisacak veya gönüllü olduğuma yoracaklar.

Görücü usulü komşu arkadaş tanistirmasi böyle şeylere karşı on yargili değilim ama bana uymuyor bu yüzden yanasmiyorum. Annem de çok üzülüyor bu defa onu üzdüm diye ben çok üzülüyorum halbuki oturduğum yerde hiçbir sorun yokken durduk yere dert sahibi oluyoruz.

Evlilik niye böyle bir şey ya. Velev ki evlenmedim gider huzurevinde kalırım yaslaninca. Zaten herkes boşanıyor. Çıkar ilişkileri çoğu. Bu baskı niye böyle yıllardır var?
+1
egerbiryolcu
(07.02.26)
Belirli bir sosyo-ekonomik seviyedeki eski kuşak böyle gördüğü için bunu sürdürmeye çalışıyor. Pek fazla yapacak bir şey yok, siz kendi doğru bildiğinizi yapmaya devam edin bence, zaten bir denge kurmuşsunuz (kalp kırmadan ama kendinizden de ödün vermeden).

Ben olsam mümkün olduğu an kendi evime çıkarım.
+2
orient blue
(07.02.26)
Sorunuza cevap değil ama, şu 'gider bir huzurevinde kalırım' lafını çok kullanan arkadaşların
devlet huzurevi sırası,
devlet huzurevlerinde ne zamana kadar kalınabildiği
ve
özel huzurevi fiyatları
konuları hakkında en ufak bir fikirleri var mı acaba diye hep merak etmişimdir.
+1
Mirket
(07.02.26)
Tam tersi bizimkiler “bu yaşa kadar evlenmediniz bu yaştan sonra bizi uğraştırmayın lütfen” modundalar.
Sadece bana değil erkek kardeşime de aynı şekilde. İkimiz de hiç düşünmüyoruz gündemimizde böyle bir konu hiç yok.

Yuva kurunca mutlu olunacağına dair bir inanış var ya büyüklerde bu ısrar buradan geliyor. Umarım düzelir sizinkiler de kabullenirler durumu.
0
mutekebbir
(07.02.26)
@mirket evet fiyatlardan haberdarim. Zaten huzurevi için yaşım genç henüz. Lafın gelişi söyledim ki gerçekten de kalınabilir kimbilebilir ki onu şimdiden. Huzurevi olmasa da nice yalnız evlenmemiş insan var onlar da bir şekilde idame ettiriyorlar hayatlarını.
0
🌸egerbiryolcu
(07.02.26)
Aileler geleneksel olan ne varsa onu uygulamak istiyor, evlenmeyeceğim deyince yeni nesilden bile garip garip tepkiler alırsın hatta, kaldı ki eski nesil her türlü baskı uygular. Aile evinde kalmanın bir getirisi de iş ve evlilik baskısı. Kendi evine çıkmak bundan kurtulmanın en önemli yolu diyebilirim +1.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Yoğun bir aşk duygusuna o yaşlarda hiç rastlamadım. Evliliği uzatmadan yapmak bu yaşlarda çok makul. Görüşeceğin kişiye ben acele yapamam edemem diye anlatırsan adamda kendini ona göre hazırlar veya ona göre yanıt verir, ister veya istemez. Ben 33 yaşındayım ve evliyim. 35 yaşında bekar erkek olsam çok uzatmadan evlenmek isterdim, yoğun bir aşk duygusu ds tasimazdım büyük ihtimalle.
Huzurevi dediğin şeyi unut. İnsan sosyal bir varlık. Bekarlık bir yere kadar.
Ailenin dediği evlenme ama git bir görüş mantığı da karşı tarafa saygısızlık olabilir. En azından bir fotoğraf filan görünce hoşuna gitmiyorsa kimsenin vaktini de almamak lazım bu yaşta. Adamla görüşüp evlenmek istemiyorum ki zaten desen adam bozulabilir.
+1
Topalordek
(07.02.26)
"Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım."

Sonuna kadar arkandayım. Bu tip zorlamalar devam edecekse ben yememden icmemden kısar ayri eve çıkarım ültimatomunu verme zamanın gelmiş. Böyle bir şey yapacak durumun olmasa da söyle,.ne kadar rahatsız olduğunun farkına varsınlar. Aileler çocuklarının büyüdüklerinin ve kendilerine özgü bir hayat yaşadıklarının farkına varmakta inanılmaz zorlanıyorlar,. özellikle pek çoğumuz gibi aynı evde yaşamak zorundaysan.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
burada aslansın, kaplansın diye birbirlerini gazlayan kadınlar kimsenin 30 yaş üstü bir kadından çocuk yapmak istemediğini hesaba katmıyorlar sanırım. 35, sağlıklı çocuk doğurmak için son şanstır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Senin gibilerinden neden çocuk yapalım, dünyaya yazık. Kendi bklu donunu yıkamaktan aciz tipler kadınlar hakkında atıp tutunca ben çok ayrı tetikleniyorum.
+2
sekizdokuzon
(07.02.26)
ailem bana bu konu dahil hiçbir konuda baskı yapmıyor, yapamıyor. yorum dahi yapmıyorlar. izin vermiyorum.

ben hiçbir zaman evlenmeyi düşünmüyorum. gerek yok. çünkü çocuk hiç istemiyorum. insan sosyal bir varlıksa tamam ben insan değilim, uzaylıyım. evlenmeyeceğim. :d kendi ailemin, akrabalarımın derdi yetmiyormuş gibi bir de kocamınkilerle uğraşamam. sevgililik güzel işte, o yeter.
+2
art cat chocolate
(07.02.26)
Ailem bu konuları benimle konuşmaz. Kendi aralarında konuşuyorlar mı bilmiyorum (sanmıyorum) ama bana söylemiyorlar o nedenle kafam rahat. Ben ayrı yaşıyorum yani ekonomik olarak tamamen bağımsızım. Sert bir mizacım vardır bir de. Mesela kardeşim evlendi yakın zamanda darısı senin başına diyenlere yok kalsın dedim orada kesildi. Muhabbete limon sıkmakta üstüme yoktur.
+2
peki madem
(07.02.26)
evlilik gül bahçesi değil zaten. içinizden gelmiyorsa boş verin canınızı sıkmayın. ne zamanki içten gelir o zaman hayırlıdır.
+3
iwillsee
(07.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(6)

Kedimin battaniyeme olan ilgisi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,7 aylık tekir erkek kedim var, biliyorum kendini keşfetme zamanları şuan ama günde ona yakın belki daha fazla peluş battaniyeme halleniyor. Sonra yorulup olduğu yerde olduğu şekilde kalıp uyuyor.Bu isi bu kadar sık yapması normal mi? Hep böyle mi olacak hayati? Yazın battaniye olmadığında ne
Merhaba,

7 aylık tekir erkek kedim var, biliyorum kendini keşfetme zamanları şuan ama günde ona yakın belki daha fazla peluş battaniyeme halleniyor. Sonra yorulup olduğu yerde olduğu şekilde kalıp uyuyor.

Bu isi bu kadar sık yapması normal mi? Hep böyle mi olacak hayati? Yazın battaniye olmadığında ne yapacak? Sizin kedilerinizde böyle mi? Kisirlastirilinca normale dönüyorlar mı?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
Çiftleşme zamanı işte. Kısırlaştır normale döner. Ha bazı kediler kısır olduğu halde battaniye emmeyi sever, o ayrı.
0
gobekliraki
(06.02.26)
haahahhaha

kısırlaştırınca bırakır ya :d

benim kızım da kısırlaştırmadan önce, 2 ayda bir 10 gün boyunca her gün 24 saat anırıyordu. azıtık dönemi bitince kısırlaştırdık sustu :d

şu kızgınlık zamanı geçince kısırlaştırabilirsinizz :
0
art cat chocolate
(06.02.26)
yalnız battaniye gondiklemeye başladıysa yakında sağa sola siydirip koku bırakmaya da başlar.

mart geliyor. iyice coşmadan bir veterinerle görüşün.
+1
kibritsuyu
(06.02.26)
😃😃 benimki günde dört beş kere pes peşe dört kez miyavliyor. Belkide konusuyordur bilmiyorum 😃

Çok şükür henüz koku bırakmaya başlamadı.

2 ay önce farklı bir ameliyat oldu, biraz toparlasın istiyorum kısırlaştırma için.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
Koku bırakmaya başlamadan kısırlaştırın. Erkek kediler için çok basit ve kolay bir işlem bu. Dişiler için biraz daha ağır.
Koku bırakmaya başlarsa kısırlaştırılsa bile devam edebiliyorlarmış. Biz bu riske girmeyip iki erkek kedimizi de doktorlar onay verdiği gibi kısırlaştırdık, mutluyuz.
0
asue
(07.02.26)
kedilerimden biri 6 yaşında ve kısır ama hala mart nisan aylarında battaniyesi ile uğraşıyor . youtube sayfamda birkaç videosu daha var .
diğer 2 kedimde böyle bir sıkıntı yok . veterinere sordum bebeklerin emzik alışkanlığı gibi zararsız bir içgüdü dedi .
(git:www.youtube.com )
0
devilone
(24.03.26)
(20)

kızlara bir soru

art cat chocolate
kızlar selam.makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?gözlük kullanıyor musunuz numaralı?saçınızı hep yapıyor musunuz?ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan bulu
kızlar selam.

makyaj yapıyor musunuz? her gün? işe giderken? hafta sonu?
gözlük kullanıyor musunuz numaralı?
saçınızı hep yapıyor musunuz?

ben işe giderken hiç makyaj yapmıyorum. yüzümde fazlalık gibi hissederim. saçımı da zamanın %90'ı toplarım. yıka-kurut-tara-çık şeklinde. arkadaşlarımla sıradan buluşmalarda da makyaj yapmam. ayrıca gözlük takıyorum hep, lens de takmayı sevmiyorum. sadece kırk yılda bir süslenesim gelirse öyle makyaj yaparım ve lens takarım. saçımı neredeyse hiç yapmam, çok yorucu.
0
art cat chocolate
(06.02.26)
Hiç yapmıyorum. Pandemi öncesi yapıyordum genel olarak ama pandemide rahatlığa çok alıştım. Geçenlerde bu böyle olmayacak deyip malzeme aldım ama halen daha kutularını bile açmadım. Halbuki yeni yıl planlarımdan birisi işe her gün makyajlı gelmekti:(
0
umutt
(06.02.26)
ise giderken pek yapmiyorum da genelde ufak da olsa yapmaya calisiyorum disari cikarken. sacimi da fonlerim lens de takarim. bu islere bu kadar usenmeyecek kadar enerji tasarrufu yapmakta fayda var
0
ala09
(06.02.26)
Selam.

Makyaj neredeyse hiç yapmam günlük kullandığım bir iki rutin var o kadar. Özel bir etkinlik varsa ancak, onda bile çok hafiftir belli bile olmaz, sevmiyorum.

Gözlük kullanmıyorum ama gözlük takmayı çok istediğim için her yıl gözüme baktırırım ihtiyaç halinde lens değil gözlük kullanırım.

Saçımı hep yaparım ama hep yapmaktan kastım büyük şeyler değil, derli toplu olsun isterim, ya düzleştiririm ya tepede toplar kahkülleri düzeltirim, ya örerim.
0
mutekebbir
(06.02.26)
işinde yukselmek istiyorsan, böyle bir kapı açıksa prezentabl olmak lazım, makyajına kıyafetine saçına dikkat etmek lazım, kurumsal firmada bu must gibi birşey

düz bi şirkettesindir abi abla söylemleri ile çalışırsın yapmayabilirsin ortam kaldırır.
-5
eja
(06.02.26)
abi-abla yok. zaten abi abla diyecek kimse yok, tüm ekip genç. hanım-bey de yok, patrona dahi. kurumsal denemez bir şirketteyim ama küçük bir yer gibi de değil. yükselmek için görünüşe değil işe bakılıyor.

benim rahatlığımın kaynağı yıllarca reklam ajanslarında çalışmış olmak. :d bazen ajansta uyduğumuz için pijama panduf takıldığımız bile oluyordu. ajanslarda da yükselmek için görünüşe bakmıyorlar.
0
🌸art cat chocolate
(06.02.26)
işe giderken günlük makyaj yapıyorum. elim alıştığı için hızlı yaparım. ama cilt makyajı yapmam sadece güneş kremi sürerim. fondoten kullanmam.

hafta sonu daha renkli makyajlar yaparım. saç konusuna gelince burada kurum kuaförümüz var çok ucuza yapıyor fönü. haftada bir fön çektiriyorum. iki gün kullanıyorum. onun haricinde saçlarımı yıkadıktan sonra örerim. sabahleyin açarım. saç diplerini düzleştiririm sadece.
0
Hallegadola
(06.02.26)
işe gittiğimde mutlaka saç makyaj yaparım. seviyorum hazırlanmayı. normal zamanda her dışarı çıkıp markete yakın bi yere giderken ısrarla makyaj saç yapma alışkanlığım yok. ama bi rimel sürerim. yüzümde kızarıklık vs varsa kapatırım.
evde gözlük, dışarıda lens kullanıyorum. dışarıda gözlük takmaktan hoşlanmıyorum.
0
chanandler bong
(06.02.26)
tabi iyi görünmek bir artı ama ben aşırı üşeniyorum. eskiden beri hiçbir zaman makyajı takıyı falan seven biri olmadım. günlük makyaj yapmıyorum, sadece nemlendirici krem+tonik. saçımı ayda 1-2 kere düzleştiriyorum işe giderken. onun dışında hep yarım toplarım.
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
Makyaj yapmiyorum. Gözlük takiyorum.

Yükselmek icin asil cok fazla güzel olmaman, cok seksi olmaman lazim.Bu konuda arastirmalar var. Yüksek pozisyonlu insanlar genelde erkek ve güzel kadinlarla yakin calismaktan adim cikar diye cekiniyorlar. Is cikisi bas basa yemege gitmiyorlar, alinan isi hadi kutlayalim bisiler icelim demiyorlar ve haliyle yakinlik da cok kuramayip calismayi tercih etmiyorlar. Bu tabii abd‘de ama ben hakli buldum.

Ben makyaj yapmiyorum cünkü makyaj yapmamak icin cildime cok iyi bakiyorum. Bir de makyaj yapmak bana cok artificial geliyor.
-3
Purple life
(06.02.26)
Yapıyorum. Makyaj yapmayı süslenmeyi severim, saçımla çok uğraşmıyorum dalgalı zaten köpük sürüyorum genelde ve açık bırakıyorum. Aynada kendimi güzel görmek hoşuma gidiyor. Hiçbir şey yapmasam bi ruj sürerim, renk geliyor insanın yüzüne.
0
ekimoloji
(06.02.26)
patronu süslü giyinip ayartıp yüksel demiyorum, prezentabl olmaktan bahsediyorum ki yazmışımda, iş ilanlarında bahsedilir ya hani? iş yerinde banyodan çıktığım gibi gitmek bana yanlış geliyor benim öğrendiğim kurum kültüründe bu yok. kurumsal/yarı kurumsal yer görüp deneyimlerseniz insanlar bakımlı hafif makyajını yapar temiz kıyafetlerle gelir, mesela eskiden spor ayakkabı giyilmezdi artık bir şekilde yakıştırır olduk buda prezentabl olmanın içine girer oldu..
+1
eja
(06.02.26)
Ağır makyaj değil ama günlük ve hafif makyajım vardır her gün; 5 dakikamı alır. İşe giderken de yapıyorum.

Saçlarım dalgalı/ kıvırcık arası; köpükle 5 dakikada şekilleniyor. Ayda birkaç kez fönlediğim, maşa yaptığım da olur. Toplarsam da şekilli bir şekilde toplarım.

Gözlüğüm de var ama genelde lens kullanıyorum. Gözlüğü evde kullanıyorum.

Her gün 15 dakikamı ayırıp saçımı başımı düzeltmek, hafif makyaj yapmak bana iyi hissettiriyor. O yüzden atlamam. Aynı şekilde cilt bakım rutinimi de hiç es geçmem.
0
fraise
(06.02.26)
her gün yapmıyorum makyaj. bazen yüzüm çok kızarık oluyor o zamanlarda yapıyorum. ya da o gün işten sonra bi yerlere gitme, bi arkadaşımla buluşma planım varsa o da far falan yok. fondöten/bb krem, allık, rimel, ruj.
lens kullanıyorum yüzüm küçük ve yuvarlak olduğu için hiçbir gözlüğü kendime yakıştıramıyorum. sadece evde tv izlerken taktığım bi gözlük var. 13 senedir lens kullanıyorum dışarda gözlük toplasan 10 kere takmamışımdır.
saçımı kışın düzleştiriyorum. yazın topluyorum. saç yapmayı hiç bilmiyorum sadece topluyorum örebilmeyi falan çok isterdim ama o konularda yeteneğim yok hiç.
0
matilda
(06.02.26)
Canım o gün süslü hissetmek istiyorsa yapıyorum. Evden çalışa çalışa doğal halime çok alıştım ve güzel bulmaya başladım kendimi, o yüzden gerek duymuyorum. Eskiden kendimi çirkin bulurdum ve makyaj yapmak zorunda hissederdim. (Biliyorum, yanlış bir düşünceydi, atlattım.) Gözlük de kullanıyorum. Saçımı falan da aynı şekilde o gün süslenmek istiyorsam yapıyorum.

Ama bunlar dışında cildimin ve saçımın "süssüz" hallerinin düzgün görünmesi için çok bakım yapıyorum. Aksatmam, cildime sabah akşam bakım yaparım ama abartı bir rutinle değil. Saçlarımla da her gün ilgilenirim.
0
nolmus yani
(06.02.26)
Gözlüğüm var. Göz makyajını çok seviyorum ama hiçbir şey sürmesem bilr şıp şıp yaşlar süzülüyor.

Üğpoyı ya da abuzer, insanları zorbalamaktan ne zaman vazgeçeceksin? Neden eksi verelim kıza? Ondan sonra gelip küfrediyorlar diye ağlıyorsun.
-1
Kahvedesu
(06.02.26)
Makyaj yapmıyorum. Hiç yapmadığım için alışık değilim. Kardeşim evlendi o zaman yapmam gerekti palyaço gibi hissetim kendimi.

Gözlük takıyorum zira gözüm bozuk ve lens rahatsız ediyor.

Saçım kısa ve düz o konuda şanslıyım çok uğraştırmıyor.
0
peki madem
(06.02.26)
Hoaydaaa zorba kelimesini yeni ogrendik galiba, cumle icinde kullanmaya calisiyoruz :)

Sen de kadinsin ya, senin lehine bisi soyluyorum aslinda ama israr etmiyim neyse. Bazi insanlar hak ediyor iste
+8
üğpoıuy
(06.02.26)
@üğpo, sana sesli harf yüklemesi gelmeden önce ben "zorba" kelimesini cümle içinde kullanıyordum. Endişelenme!
-9
Kahvedesu
(06.02.26)
Kısa cevap yapmıyorum. Özel günlerde ya da gerçekten bir şeye ya da kendim için özenirsem yapıyorum.
Ne kadar temiz içerikli olarak pazarlansalar da yüzüme tüm gözeneklerimi kapatacak/tıkayacak kimyasalları sürmek sonra onları çıkarmak için uğraşmak zaman harcamak bana pek uymuyor. Bir de makyaj yapmayıncaki görüntüne sen de çevren de yabancılaşıyorsun bir noktada. O da uzun vadede iyi sonuçlanmıyor sanki. Saçımın özenli olmasına dikkat ediyor, yüzümü yıkıyor, nemlendirici ve güneş kremi sürüyorum. Bu yetiyor bana şimdilik.

Ha ruju günde 3-5 defa sürüyorum:/
+2
Amaranta ursula
(06.02.26)
Ten makyaji yapmiyorum. Usendigimden degil, sevmiyorum. Gereksiz buluyorum aslinda. Kaslarimin rengi cok silik oldugundan kas maskarasi kullaniyorum. Kahverengi rimel ve ruj. Sadece bu uclu var bende. Bu da 5 dakikami bile almiyor. Biraz makyaj yapayim bugun dersem de ekstra allik surerim sadece. Sacla ugrasamiyorum o yuzden hep at kuyrugu veya topuzdur. Ama topuzla is yeri hic olmuyor ben direkt banka mudiresine donuyorum topuzla jdjd
0
Kittie
(06.02.26)
(16)

Kediniz kaç yasında ve kaç kilo?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?Tesekkurler
Merhaba,

Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?
Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?
Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
tekir icin bana biraz fazla gözüktü. 12-14 aylik civari o kiloya gelmis oluyorlar. yetiskin tekir kilosu 4.5-5 kg.
7. ayda 3.3-3.5 civari beklerim. ama büyüyene kadar sorun etmem ben kiloyu. sahsen benim kedim olsaydi su an onu diyete sokmazdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.26)
10 yaşındaki tekir kedimiz 4,5-5 kilo civarı.
5 yaşındaki siyah ayımız 8,5 kilo.

Sizin kedi hakkında @konusma +1
0
kobuzchu kiz
(04.02.26)
Aralık ayının ilk haftasi 2400 kiloydu, pesine kuru mamaya başladı düzenli olarak kuru mama yiyor sanırım o kilo aldırdı. Bugun çantayla tartıp sonra çantayı ayrı tartıp kilosunu öyle söylediler. Elime aldiğimda 4 kilo gibi gelmiyor. Emin olamadım. Evdeki baskulle tartayım bakalım onda kaç kilogram çıkacak. Su an için goruntusundede bir anormallik yok fit görünüyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
2 kedim var ikisi de neredeyse 5,5 yaşındalar. ikisi de siyah tekir.

dişi: 4.8 kilo
erkek 5.3 kilo
0
art cat chocolate
(04.02.26)
Yaşı tahminen 8 civarı ve 3 buçuk kilo. Narinlikten ölecek.
0
peki madem
(04.02.26)
3 yaşında erkek tekir, 6,5 kilo.

6 aylık civarı sokakta bulduğumuzda 3 kiloymuş. 9 aylıkken 4,8 kiloymuş.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
4 yaş dişi calico 4 kg
0
my fault
(04.02.26)
Biri Tekir biri Van kırması iki kedim var.

Tekir olan 11 yaşında ve yaklaşık 5 kilo.

Van kırması ise 9 yaşında ve 4 kilo civarında.
0
Dr_Stat
(04.02.26)
12 yaşında tombul kızımız 5.5 kg.
0
awlmi
(04.02.26)
Eski kedim dişi tekir, 13 kilo idi. Göbeği yerde sallanan biraz obez bir kediydi.

2004 yılında 13 yaşında öldü.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
Kediniz henüz büyüme çağında. Belki de iri bir çocuk olacak o yüzden 4 kg kilolu demek çok doğru değil. Bir yaşına kadar gelişmeye devam edecek. O yüzden ben olsam mama kısıtlamasına gitmem. Linkteki tablodan az çok anlarsınız durumunu.

www.pitho.net
0
boyalı kuş
(04.02.26)
ikisi de 4 yaşında. biri erkek 6.5 kilo diğeri dişi 3.5 kilo.
0
orpheus
(05.02.26)
boyları ve yapısıda önemli benim kedim uzun buyuk bir kedi 5-6 kg arası normal kilosu, ama eğer yemeğe eğilimi yuksekse şimdiden otomatk mama kabı ile saatli porsiyonlu beslemeye geçmek gerek. mama kabında hep mama bırakıyorsan yani hiç kap boş kalmıyor ona rağmen hepsini yiyor yani gözü açsa porsiyonluya hemen geçiş yap ki öğrensin.
bencede sağlıklı iyi kalite mama yemeli yavru iken, hareketsizse oynatmanız koşturmanız lazım, böyle koşturmacalı oyun öğrensinki ilerde de oturduğu yerden oynamak istemesin hareketli olsun
iyi kaliteli mama seni veteriner masrafından kurtarır, nd hills royal canin orta segmenttir, çocuğa yaş mamada ver bol bol öğününden biri yaş mama olsun(1 kutuyu 3 gunde veriyoruz)
su içmesi çok önemli oyüzden yaş mamaya az bir miktarda su koy
0
eja
(05.02.26)
tekir, dişi, 13 yaşında, 5 kg civarında ki eskiye göre bayağı hareketsiz.
Sizinki biraz fazla göründü bana da. Normalde en hareketli zamanları, ona rağmen kilosu benimkine yakın. Ki benimki de güzel yer hani.
0
mor oje
(05.02.26)
tekir 10 yaşında 11 kilo tosun
sarman 3 yaşında 5.5 kilo
0
fevz-i
(05.02.26)
Hepinize tesekkur ederim.

Kedimin mama kabı her an dolu ama öyle çok yiyen bir kedi değil. Az yiyor. Mama olarak royal canin kitten kullanıyorum yaşına girene ve kisirlastirana kadar bu mamayla devam ederim diye düşünüyorum. Gimgat' in ödül mamalarından, wanpy krema, yaş mama, bi de dreamies ödül mamalarından veriyorum. Yaş mama verdiğimde sulandiriyorum bende.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
(9)

Eskişehire taşınmak ve nereden ev alınmalı sorunsalı

denizgonen
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim. eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arı
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim.

eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arıyorum.

eğer olursa muhtemelen ben emekliliğime kadar eskişehirde yaşayacağım doğru mu yapıyorum onun da tedirginliği var.

özetle nerelerde ev bakmalıyım? mesela 71 evler diye bir yerde de çok güzel evler var ama çok mu kötü bir yer atıyorum 3-5 seneye toparlamaz mı oralar da?

not:ev için en fazla 5.5 milyona çıkabilirim gibi onu da kredi ile çıkacağım zaten, kendimi oldukça zorlayacağım yani.
0
denizgonen
(04.02.26)
sümer, kızılyer taraflarına da bakabilirsin. batıkent güzel ama merkeze uzak. 71 evler tarafları da yine uzak ve her anlamda karmaşık. bütçene bağlı biraz.
0
scudman1
(04.02.26)
taşının bence de çok hoş bir kent. vişnelik tarafı hoş gelmişti bana.
+2
biravekahve
(04.02.26)
eskişehir gördüğüm bir çok türk şehrini bine katlar düzenli, insanları düzgün, trafiği yüksek olması dışında deprem bölgesi olduğunu unutmadan, öncelikli olarak sağlam ev almaya odaklanın. bunuda alırken evi tapuda sorarak chat gpt ye verilen raporu atarak yapabilirsiniz.
0
eja
(04.02.26)
bizim bölümün çoğu batıkentte yaşıyor. Yeni yerleşim yeri olduğu için binalar yeni, genelde otoparklı siteler gibi. Merkeze uzak ama araban varsa 15 dakikada merkezdesin zaten, İstanbul İzmir vs gibi düşünme. Ben vişnelik taraflarında yaşıyorum ve mahallemi çok seviyorum ama otoparklı ev bulmak zor, binalar genelde eski. Mahalle kültürü olarak daha güzel ama binalar eski dediğim gibi. Vişnelik'in yanı sıra Sümer, Kızılyer, Akarbaşı vs de bakılabilir yine yakın çevresi

Eskişehir yaşanacak ve emekli olunacak bir yer, çok memnunum ben 3 senedir burda. Muhtemelen bu sene ayrılacağım ve üzüleceğim :)
+2
nundu
(04.02.26)
@scudman1 yani bütçem 5.5 milyon o da bayağı zorlarsam. derdim işime gücüme rahat gideyim, haftasonları merkeze yarım saatte ineyim işten güçten geldiğimde 1 saat park yeri aramayayım mümkünse kendi garajı olsun rahatcana işimi göreyim uzaktan kastınız nedir çok mu zor yaşamak?
@biravekahve oradalarda eski olmak kaydıyla tek tük sitelerden ev bulunabiliyor, nasıl bir yer sakin huzurlu yer arayışım da var istediğimde kalabalığa ineyim ama evim sessiz huzurlu güvenli olsun derdindeyim zaten haftada 5 gün iş vs derken eve gidiyoruz direkt...
@eja evet ben de bir kaç defa gittim geldim sevdiğim bir şehir de ama gene de genel itibari ile yer yön duygum yok hep trenle geldim gar civarında 2-3 gün takılıp geri döndüm. en büyük motivasyonlarımdan biri de açıkçası deprem riskinden de kaçabilmek. anladığım kadarıyla porsuk'un geçtiği civarlar zemin olarak aslında çok güvenli değiller hep de alüvyon zemin. peki ya batıkent nasıl o civarlarda binalar yeni olduğundan dolayı genel itibari ile depreme güvenli olabilir hissi de verdi. trafik ise beni çok korkutuyor o yüzden de kendime ait otoparkta da diretiyorum.
@nundu: peki ya toplu taşıma ile batıkentten merkeze inmek çok mu zor olur? yani araba var o yönde sıkıntı yok fakat gene de atıyorum haftasonu şöyle yarım saatte evde olacağım bir dolmuştur bir şeydir bulamaz mıyım? yoksa genel olarak hep arabaya mı muhtacım?
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
batıkent ve 71 evler, eskişehir halkı için hep çok uzak diye görülür. istanbul'dan taşınacaksanız çok uzak gelmeyebilir. ben de eskişehirliyim, üniversite için istanbul'a gelmiştim ve kaldım burada. istanbul'a ilk geldiğimde yolda harcanan o 1-2 saat bana çoook gelmişti. hem de toplu taşımayla yani.

istanbul'da tüm ilçelerde yeme içme eğlence imkanı var. ancak eskişehir'de yok. çarşı, barlar ve restoranlar tek bir bölgede gibi.

bağlar, gökmeydan, akarbaşı (gerçi burada evler eski ve pahalı), vişnelik gibi yerler merkeze yakın yerler. bağlar zaten merkez yani hatta. bence buralardan ev bakın derim.

arabayla 15 dk olabilir evet ama eskişehir'de araba kullanımı da istanbul gibi değil. tramvay her yerden geçiyor, kendine ait ayrılmış bir yolu da yok, araba trafiğiyle kesişiyor yani çoğu yerde. bu da araba kullanımını zorlaştırıyor. hatta şu sıralar pazar günleri araba trafiğine kapatıldı bazı yerler. öyle bir şeyler deniyorlar.

zaten eskişehir'de arabayla çarşıya gitme diye bir şey yok. her yere yürüyebiliyorsun. ben bazen 1 saat mesafeyi bile yürürdüm ki en uzak yerdi evim ve okulum arası. eskişehirliler cidden hep yürürler. her yere yürürler. ben arkadaşlarımı gezmeye götürdüm oraya ve hep yürüttüm onları. bıktılar alışık olmadıklarından. oysa eskişehir'de yürümek çok kolay çünkü her yer dümdüz, güzel ve temiz.

mesela arabayla çarşıya gitmeye kalksan arabayı park edemiyorsun çarşı ve doktorlar duraklarında. yasak. araba girmesi bile yasak oralara ve birkaç yere daha. anca yan sokaklara park edersin yer bulabilirsen. park etmek sıkıntı. otopark bulman lazım.

batıkent'e tramvay var. 71 evlere de tramvay geldi. bu açıdan iyi.

batıkent ve 71 evler şehrin iki ucu. şehir hastanesi 71 evler'de bu arada.
+2
art cat chocolate
(04.02.26)
@art cat chocolate güzel açıklamış. Benim arabam yok, vişnelikten işe her gün 15 dakikada tramvayla gidip geliyorum, batıkentte olsam aktarma falan yaparak 1 saati bulurdu muhtemelen. Bölümde herkesin arabası olduğu için sıkıntı yaşamıyorlar, merkeze çarşıya vs gittiklerinde otopark sorunu yaşıyorlar ama evet. Eskişehir otopark konusunda sıkıntılı biraz. Tramvayı çok iyi ama yoğun saatlerde çok dolu oluyor. Onu göz önünde bulundurmak lazım
+1
nundu
(04.02.26)
@art cat chocolate uzun ve net cevabınız için teşekkür ederim. dediğiniz yerlere bakacağım, dediğiniz semtlere baktım fakat ne yazık ki bütçemin üstünde de kalıyorlar. eski evleri seçmeye de korkuyorum depremden dolayı, bir de hafta içi cidden pek de sağa sola giden bir insan değilim ev-iş rutini beni sıkmayan bir şey, sadece haftasonu 1 gün dışarı çıkmak takılmak isteyebilirim.

benim dediklerinizden anladığım batıkent ve 71 evler de olabilecek yerler fakat bu yerleri seçiyorsam tramvaya yakın yerler olması değil mi? işim 3 devlet üniversitesinden birinde olacak bu arada. normalde ben de araba insanı değilim istanbulda mesela arabayı hiç kullanmam. arabayı ön plana çıkarmamın sebebi işe gitme gelme rutinim haritalarda 15-20 dk olarak göründüğünden ötürü otoparklı bir evim olursa neden olmasın şeklinde idi.
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
Batıkent güzel. Genelde site içi yapılar olduğu için kapalı bilemem ama açık otoparklı ev bulabilirsiniz.
Vadişehir de çok güzel. Merkeze biraz uzak ve tramvay yok. Bütçenizi aşabilir.
71 evler hastaneye yakın yeni bir avm de yapılıyor. Orası da gelişiyor. Site içi değil de bağımsız binalar var daha çok oralarda.
En güzeli müstakil ev :)
Hayırlısı olsun hakkınızda.
0
duhan
(04.02.26)
(4)

Duyuru kadınlarına Dyson Airwrap sorusu

muhayyer divan
Selam kızlarBenim saçlarım kuaförden çıktığının 3. saati bitiminde tamamen düşen, aldığı şekli bırakan, çabucak ve stres halinde dahi terlediğim için de çok çabuk basıklaşan, pkos sebebiyle saç kaybettiğim için önleri seyrek bir saç. İnce telli olduğunu söylüyor kuaförler, boya kullanıyorum, yıkanıp
Selam kızlar

Benim saçlarım kuaförden çıktığının 3. saati bitiminde tamamen düşen, aldığı şekli bırakan, çabucak ve stres halinde dahi terlediğim için de çok çabuk basıklaşan, pkos sebebiyle saç kaybettiğim için önleri seyrek bir saç. İnce telli olduğunu söylüyor kuaförler, boya kullanıyorum, yıkanıp çıktığımda kabarıyor ama hemen basılıyor.

Bu saça bu ürün olur mu, verim alır mıyım, derdim sürekli kol gücü kullanmak ve saçlarımla uğraşmayı becerememek, her gün de kuaföre gidemem. Ne dersiniz bu ürün bana olur mu?
-3
muhayyer divan
(02.02.26)
bir maşanın verdigi etkiyi tabiki vermiyor. sprey ile sabitlemeniz şart . Benim saçım kolay sekil almasına ragmen Dyson airwrap ile yaptigimda pek uzun sureli kullanamadım pek. yine de maşa gibi sacı yakmadığı icin tercihim Dyson oluyor yınede. sizin sacınız kuaförden sonra bıle duruyorsa eger Dyson pek etkili olmayacaktır.
+1
acelaacedebela
(03.02.26)
senin saçın = benim saçım. ince telli ve duştan sonra kabarıyor. maşa tutmuyor. 3 saat bile dayandığına şüpheliyim kendi saçımın.

benim de çekincelerim var bu ürün hakkında ama param olsaydı alır denerdim. gerçi sprey de sıkamam ben astımım var.
+1
art cat chocolate
(03.02.26)
kullanmadım ama ince tellilere ve seyrek saçlara çok etki etmediğini okudum birkaç yerde. :/
+1
mor oje
(03.02.26)
verim almazsin
+1
ala09
(03.02.26)
(16)

yeni işe başlayan kıza tanışma çiçeği

duyurukullanıcısı
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
gül olmaz.
şakayık çok pahalı.
orkide çok klasik.

bence antoryum
0
co2s2
(02.02.26)
illa buket olacaksa sade bir aranjman olabilir.

ama bence kuruyunca çöpe atılacak bir buket yerine canlı çiçek öneririm. nene gibi açelya falan da olmaz. o yüzden çift dallı bir orkidenin her türlü gideri var.
0
kibritsuyu
(02.02.26)
Sevgiliniz degil diye anliyorum. O zaman ofise cicek isi cok iyi fikir gibi gelmedi. Cicek gondermeden davet etseniz olmaz mi? Iki sebepten iyi fikir degil diye dusunuyorum, birincisi cicek gelmesini istemiyor olabilir cesitli sebeplerden ve sevgilisi/esi olmayan birinden, ikinci sebep ise siz daha ortada birsey yokken yatirim yapmis oluyorsunuz.
0
mbond
(02.02.26)
eğer sohbetiniz arkadaşlığınız yoks direkt çiçek göndermek hızlı bir başlangıç olabilir.

yine de önerilerim şunlardan biri:

www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
0
art cat chocolate
(02.02.26)
Kıza 'Ben seninle ilgileniyorum.' mesajı değil de, ofistekilere 'Uzak durun' mesajı gibi algılanacağı için hoş bir fikir gibi gelmedi bana.
+3
Mirket
(02.02.26)
Çiçek bence de olmaz. İlle de alacaksan masasına koyabileceği ufak bir mini kaktüs al.
0
gobekliraki
(02.02.26)
imkanın varsa lokal bir yerden yolla fiyatı bilmesin.
sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir.
her senaryoya hazırlıklı ol.
+1
plastic_angel
(02.02.26)
"sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir."

böyle bir kızsa zaten bu kıza çiçek miçek göndermeyin.

böyle bir şey yapabileceğini düşündüğünüz kişilere farklı taktikle çiçek göndermek yerine ilgilenmeyi keserseniz, "vay efendim benim paramı yedi bu kız paracı" diye 3-5 ay sonra ağlamazsınız.
+1
art cat chocolate
(02.02.26)
Abi hiç sevgilin olmadı mı. Flört bile olmayan kıza ne çiçeği.
-1
arbre
(02.02.26)
tanışma çiçeği derken sen kızı hiç mi tanımıyorsun hocam?

halihazırda flört düzeyinde bile olsa herhangi bir ilişki yokken işe çiçek gönderme işi zaten tartışmalıyken tanımadığın birine göndermek direkt ofsayt. yok zaten diyalog halindeyiz, bir iletişim var diyorsan o zaman orkide iş görür.
+2
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.02.26)
Daha date bile olmadıysa çiçek göndermek biraz fazla olabilir. İlla göndermek istiyorsanız da ufak bir şey daha şık olur, abartmaya gerek yok.
Kaktüs +1
0
mutekebbir
(02.02.26)
çiçek gönderme fazla olur+1
+1
Sadece soruyorum
(02.02.26)
çiçeksepetinde şu çiçek şeklinde çikolatalar var ya onlardan gönder. Ekipçe yersiniz dersin. Fazla da olmaz. Tam yeni işini kutlamalık. Olumlu karşılarsa da bu kadar yetmez ayrıca da bi kutlayalım diye bi yere davet edersin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Onu yapma bunu yapma
Nasi tanisicam ben bu kizla?
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.02.26)
şimdi bir saniye durumu bir netleştirelim.

1. kız seni hiç tanımıyor, adını bile bilmiyor. sen sadece uzaktan tanıyorsun, gördün ve hoşlandın, tanışmak istiyorsun.
2. kızı tanıyorsun, kız da seni tanıyor, ama sadece biliyor. selamlaşmanız, ufak bir muhabbetiniz var ve sen hoşlanıyorsun, ama kızın bu hoşlantıdan haberi yok.

önce durumu anlayalım da nasıl tanışıacaksın/açılacaksın ondan sonra bakarız. önce aranızdaki tanışıklığın/muhabbetin derecesini bilelim.
+1
kibritsuyu
(03.02.26)
böyle bir şey alırsan olur bu iş.

rosanigrum.com

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com


ben büyükçe bir sepette (orada görüyorsun altındaki sepet. çiçek, böyle bir çikolata, mum ve oda kokusu göndermiştim. gül yapraklarıyla yapılmış lokum da vardı (rosa nigrum) ama ondan kalmamış.

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com
+1
gabe h coud
(03.02.26)
(6)

Kankayı beğenmek

arbre
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
-18
arbre
(01.02.26)
Olmuyor gardaş. Biz sapık değiliz.
+11
runaway
(01.02.26)
Hayır. Olsaydı kanka olmazdı
+5
pembediken
(01.02.26)
friendzone'a giden uzun ince bir yoldasın, iyi yolculuklar.
+1
orpheus
(01.02.26)
hayır olmuyor. öyle kankalık olmaz.

beğenmediğin bir ben kaldım arbre, bir de komşum hanife teyze. yeterrrrr :d
+5
art cat chocolate
(01.02.26)
Abi bunlar otuz birci Japonların fantezileri.
+2
kizil karga
(01.02.26)
orpheus, arkadaşız zaten

art cat chocolate, yok ya 2 kız sadece :D

kizil karga, haydaaaa
-3
🌸arbre
(01.02.26)
(11)

Sikayet eden insanlara katlanamiyorum

Purple life
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfffKomik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.

Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfff
Komik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi hissediyorum. Cözüm de istemiyorlar. Anlasilmak ve pohpohlanmak motive edilmek istiyorlar wtfff

Ben düsünce kimse kaldirmadi. Insanlar neden düşük hissedince birilerine yapisarak ayaga kalkma ihtiyacı duyuyorlar?
-4
Purple life
(01.02.26)
ben de katlanamıyorum. bunların bir de bir tık üstü var. şikayet ettiği şeye çözüm bulur, yol gösterirsiniz ama aksiyon almazlar. çünkü onlar o şikayetle yaşamaya alışmış onunla beslenirler. onu elinden alırsanız vasıfsız kalırlar.
+1
Rondak
(01.02.26)
@rondak, cook dogru. Aradiklari cözüm degil. Sadece anlasilmak ve sen de kötü hisset istiyorlar. Asiri toksik geliyor.
0
🌸Purple life
(01.02.26)
Benim de katlanamadigim şikayet ederler ederler sen en ufak bir şey paylaşırsın yav bunu mu taktın modunda gezerler veya dinlemezler. Bence bu davranışı da her şeyden şikayet edenler yapıyor olabilir.

İkinci kategori de güzel şeyler yaşayıp kötüymüş gibi yansitip yine her şeyden şikayet edenler. "Ataninca da dertler bitmiyor kuzum" "yurtdışında da her şey pahalı" "araba aldık ama masrafı çok" bla bla
+1
egerbiryolcu
(01.02.26)
+2
klassno
(01.02.26)
sürekli şikayet duymak yorucu olabilir evet. ben yine de şikayet eden insanları da anlıyorum. çünkü kimsenin hayatı kolay değil ve herkesin mutsuz olmak için bir sürü sebebi var. bu insanlar duygularını bastırırlarsa o kişi veya çevresi açısından çok daha kötü sonuçlanabilir. herkesin psikoloğa verecek parası yok ne yazık ki. neyse ki chatgpt çıktı da herkes onunla dertleşiyor ciddi ciddi. bence oldukça faydalı oldu bu konuda.

çözüm diye sunduğunuz şeyler de size çözümmüş gibi geliyor ama aslında bilmediğiniz başka detaylar ve etkenler olduğu için, o şey çözümü geç, ek sorun bile yaratabilecek bir şey olabiliyor.

bu insanlar negatif değil. hayatları gerçekten bok gibi. çenelerine vuruyor mecburen. ülkemiz hatta dünyamız nereye gidiyor farkında değil misiniz? gülüp oynayabilecek bir hayat yok.

basit dertleri olanlara ben de anlam veremiyorum ama bir şey demiyorum. onlar da hep pamuklara sarılı gibi bir hayat yaşayınca en ufak bir pürüzde sarsılıyorlar galiba. alışkın değiller hayatın kötü yönlerine. şey gibi... birisi 30 bin lira borcum var diye ağlıyor, diğeri de 30 bin lira borcum olsa zil takar oynarım diyor ya insta reelslarında. tam o durum. :d
+1
art cat chocolate
(01.02.26)
@art, ülkemiz dünya kötüye gidiyor olabilir ama herkes ayni yerde.
Benim de düsününce bir ton derdim var. Herkesin var.

Bir derdi bir kere iki kere dert edinirsin ve paylasirsin. Degistiremiyorsan uyum saglarsin. Ben mi cok hödük düsünüyorum?
-3
🌸Purple life
(01.02.26)
@konusma, eger cözüm aramiyorlarsa niye dert anlatiyorlar? Bir degil iki degil.

Havadan sikayet etmek, işini sevmemekle ilgili şikayet edip durmak asiri immature.
-2
🌸Purple life
(01.02.26)
sürekli birlikte vakit geçirdiğiniz insanlar, sürekli birlikte geçirdiğiniz vakitte, sürekli şikayet ediyorlarsa evet oldukça bunaltıcı bir durum. bir de herkes benzer dertlerden muzdaripse. ben eskiden gazlamaya çalışırdım, artık bıraktım. sen nasıl istiyorsan öyle olsun, haklısın, doğru diyorsun, istediğini yap falan deyip geçiştiriyorum.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
bir de şu var.

senin keyfin yerinde olduğu için, diğer insanların mutsuzluğu seni yoruyor. çünkü sen "o kadar da kötü değil ya hayat" düşüncesine kendini tam inandırmış ve biraz rahat hissetmeye başlamışken, hayatın kötü yönlerini duymak sinir bozucu olabilir. "hayat o kadar da kötü değil ne bu negatiflik, çok abartıyorlar her şeyi, mızmızlanmayı bıraksınlar artık yeter" gibi düşüncelerin oluyordur.

ancak sen de mutsuz modda olsaydın, diğer mutsuz insanlar seni rahatsız etmezdi. anlaşılmış hissederdin, "evet lanet olsun böyle işe yeter ya, bıktım artık bir işim de yolunda gitsin" falan diyerek sen de ona katılırdın. pozitif bir insan gördüğünde de o kişinin çok umursamaz, hayatı ve problemleri ciddiye almayan, sülalesi rahat, kaymak tabakadan biri falan olduğunu düşünür ve sinirlenirdin.

yani herkes bir döngüde aslında. bir ara pozitifiz, bir ara negatifiz. kendimiz gibi düşünmeyeni hemen damgalayıp kötülemek yerine, bir gün kendimizin de o noktada olabileceğini düşünüp anlayış göstermek lazım.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
Doğal değil mi? Güçsüz hissediyorum, hayatta kalmaya ya da hayatta kalacağım hissine, o güvene ihtiyacım var, bunu da o güvene ve güce sahip birinden karşılamaya çalışıyorum. Bence gayet doğal. Doğal olması doğru veya iyi olması anlamına gelmese de doğal.

Bazı insanlar çok lüzumsuz şikayetçi ve olumsuzlar evet. Bazıları başkalarına verdikleri pozitif enerji ve manevi desteği kendilerine veremezler (ben) bazıları başkalarına da olumlu şeyler yansıtamazlar kendilerine de böyşe şeyler yaşatamazlar... Bu biraz bilinç, farkındalık, bilgi, değer verme meselesi. İnanç meselesi hatta, hatta hayat tecrübesi meselesi.

Bir de insan en çok görüştüğü 5 kişinin ortalamasıymış. Yakınında her gün görecek 5 kişi bile olmayanlar var. Olanların da olumsuz/kötümser olduklarını düşünürsek bu vaziyet virüs gibi yayılır tabii.

Her anlamda çok çok zor şartlarda yaşıyoruz, birbirimize destek vermezsek bırakalım başkalarını, kendi geleceğimiz için yaşama ihtimalimiz olan iyiliği engellemiş oluruz, kendimize zarar yani. Evet insanların olumsuz hallerine besin olmayalım tamam ama bizde olan gücü veya olumlu enerjiyi çevreye saçabilelim diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
şikayet değil de ben çok söylenen insanlardan sıkılıyorum. bi yere gideceğiz mesela, zevkine bak ne söyleniyorsun? yola söyleniyor, arabaya söyleniyor, şoföre söyleniyor, gittiğin yerde söyleniyor otururken söyleniyor kalkarken söyleniyor. böyle fenalık geçirdiğim oluyor.
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
(10)

Hayatınız boyunca ne istediğini bildiniz mi ve biliyor musunuz?

put it in your appropriate place
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.- Üniversitede bölümün dilini İngilizce terci
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.

- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.
- Üniversitede bölümün dilini İngilizce tercih sebebim; mezun olup, iş görüşümesinde İngilizce biliyor musun diye sorduklarında hayır demeyi istemedim.
- bazı mallara bakıp bakıp "bunun gibi g.t, bunun gibi dallama ve gerizekalı biri olmayacağım" dediğim çok oldu.
- 27 yaşındayken 35 olduğumda hayatımın sadece kitap okumaktan ibaret olmasını da istememiştim.
- İçki içmeyi isteyip nerede durmam gerektiğini idrak edemem diye 30uma kadar hiç içmememiştim. 30umda başladım içki içmeye. Alkolik ve şarhos olmanın insanı ne derece berbat olduğunu birinci dereceden tanık olduğumdan bunlar gibi olmayacağım dediğim çok oldu. Birkaç sefer son raddeye geldiğim oldu ama o sınırı idrak edebiliyorum.


Ne istemediğimi düşünüp alternatif bir yol oluşturmaya çalıştım. Hayatım boyunca ne istediğimi bilmeden yaşadım fakat geldiğim ve evirildiğim noktada hayatımdan çok memnumum.
+2
put it in your appropriate place
(31.01.26)
Huzur istiyorum, nezaket görmek istiyorum. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak istiyorum. Sevilmek ve onaylanmak istiyorum. Görülmek istiyorum. Sürekli sorgulanmamak istiyorum, sürekli diken üstünde olmamak istiyorum. Ait hissetmek istiyorum. Özgür olmak istiyorum. Kimseye zarar vermemek istiyorum, kalp kırmamak istiyorum. İnsanlarla mücadele etmek istemiyorum. Kibre düşmek istemiyorum, hakkımı yedirmemek istiyorum.

Sabaha kadar yazarım.
+2
sekizdokuzon
(31.01.26)
Sanki kınadıklarınıza benzemişsiniz.
-2
Kahvedesu
(31.01.26)
@Kahvedus; Sanmıyorum. Yazdığınıza saygım var ama aynı görüşte değilim.
0
🌸put it in your appropriate place
(31.01.26)
Ne istediğimi hiçbir zaman bilemedim ama ne istemediğimden hep çok net emin oldum; ona göre hareket ettim. Hayat tek bir seçime odaklanamayacak kadar çeşitli yollar çıkarıyor insana, her biri de ayrı bir his, ayrı bir zevk tattırıyor.
+2
Bruce
(31.01.26)
geçmişime bakarak yakın geleceğimde ne istediğimi biliyorum. doğrusu, tasarlıyorum. birkaç kez başkasına bakıp "bunun gibi olmayacağım" dedim, her zaman kendimi kerteriz almaya bakarım.
0
klassno
(01.02.26)
evet biliyordum.

- kedilere aşığım. hep bir kedim olsun istiyordum. iki kedim oldu <3
- şu anki sevgilimle sevgili olmak istiyordum, tam pes etmişken olduk :d
- ortaokuldayken güzel sanatlar lisesinde okumayı ben istedim ve okudum.
- lisemin 1. senesinde grafik tasarımcı olmak istediğime ve üniversiteyi istanbul'da okumak istediğime karar verdim. bunları da yaptım. çok iyi bir üniversiteden güzel sanatlar fakültesinde grafik tasarım diplomamı aldım.

ha tabii zorlu bir iş hayatım oldu şimdiye dek. kendimi çokça geliştirdim de bir yandan. hala geliştiriyorum.

isteyip de elde edemediklerim var bir de:

- huzurlu bir hayat
- huzurlu ve güvenli bir iş
- maddi rahatlık, hatta bolluk
- sağlıklı psikoloji
- mutluluk
- sağlık

yani aslında para lazım ya. çok para lazım. :d
0
art cat chocolate
(01.02.26)
cogunlukla evet.

arada bir bosluga düstügüm zamanlar oldu ama cogunlukla nokta atisi kadar biliyordum. ergenlik yillarinda insan kendini tanirken sekilden sekle giriyor ama onu saymiyorum. sonucta denemeden neyi isteyip istemedigini bilemiyorsun.

sizde gereksiz bir korku var gibi geldi bana. rezil olma, hata yapma, aptal olma korkusu vs. bunlarin ailede kücükken cok elestirilmekten oldugunu okumustum ya da duymustum. belki onun üzerine gitmeniz lazimdir?
-1
Purple life
(01.02.26)
Ben pek bilmiyordum zira daha iki buçuk sene önceye kadar çalışmamıştım (32.5 yasinda calismaya başladım), ve gelecek planı yapmamıştım ama son senelerde hayatımı toparlamaya başladım, ve kendime hedef ve planlar koymaya başladım. hedeflerim kısaca maddi rahatlık, güzel bir yaşama sahip olma, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda pişman olmayacağım bir hayat sürmek olmak.
0
lodlest23
(01.02.26)
Hayır. En fazla bir haftaya kadar gelecek düşünebiliyorum daha ötesi yok bende.
0
peki madem
(01.02.26)
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Kesin bir şeye karar verirsin ülkenin durumu, pandemi , hayatına giren biri kararını etkiler. Tabiki ne istediğini ve istemediğini bilmek iyi bir şey.
0
pembediken
(01.02.26)
(6)

Stalk bırakma

arbre
Hoşlandığım kıza bakıyorum arada. Bunu nasıl bırakabilirim?
Hoşlandığım kıza bakıyorum arada. Bunu nasıl bırakabilirim?
-22
arbre
(31.01.26)
Bakmazsan bırakırsın
+6
artıküyeolmakistiyorum
(31.01.26)
artıküyeolmakistiyorum, nasıl bakmam
-8
🌸arbre
(31.01.26)
Başka kızdan hoşlan.
+1
sucvecezve
(31.01.26)
kendine bir meşgale bul. hayatında biri olmadan da yaşayabileceğini öğren. bir kitap serisine veya uzun bir diziye başla. kurslara git. sertifika programlarına kaydol.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
art cat chocolate, canım ben 1 yıldan uzun süredir hayatımda biri olmadan yaşıyorum zaten.
-4
🌸arbre
(01.02.26)
Instagramdan yapıyorsan uygulamaya silersen 1-2 ay sonrasında kontrol etmemeye alışırsın.
0
onyx
(01.02.26)
(9)

sokak kedilerinin balkonumu kullanmasını istemiyorum

plastic_angel
öncelikle böyle bir hakkım var mı? daha önce sözlü ve bedensel iletişim denedim ama işe yaramadı.kedi eğitmenlerinin videolarını izledim o da işe yaramadı. psikolojilerini bozmadan onları uzaklaştırmak için doğal hangi yöntemi deneyebilirim? sirkeli su işe yarar mı?
öncelikle böyle bir hakkım var mı?
daha önce sözlü ve bedensel iletişim denedim ama işe yaramadı.
kedi eğitmenlerinin videolarını izledim o da işe yaramadı.
psikolojilerini bozmadan onları uzaklaştırmak için doğal hangi yöntemi deneyebilirim?
sirkeli su işe yarar mı?
-12
plastic_angel
(31.01.26)
Mirket
(31.01.26)
balkonun konumu gereği file kullanamam.
-1
🌸plastic_angel
(31.01.26)
neden ki? bu soğuklarda sığınıyorlardır üzüldüm. :( eğer halı koltuk vs yoksa balkonda ,bence izin verin tuvalet yapmazlar asla kum yoksa
+2
isimsizbiri
(31.01.26)
çiftleşme dönemi. iğrenç kokuyorlar. yaşam alanımda başka bir canlı görmek istemiyorum.
-3
🌸plastic_angel
(31.01.26)
Hocam gördükçe su sık. Bol bol kaçır. Bi süre sonra gelmemeye başlarlar. Ama sürekli kovalaman lazım.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(31.01.26)
hocam file en mantıklısı en tuy dökmeyeni bile döküyor çop koysan karıştırır. file taktır rahat et kovmakla baş olmaz.
+1
kuzey li
(31.01.26)
Balkonun ortasına korkuluk dik.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(31.01.26)
sırf bunun için yüksek giriş balkonlu bir evde oturmak isterdim ama "insanlardan" korktuğum için yüksek giriş ve bahçe katı evlere çıkamıyorum.

valla dua edin hırsız, sapık falan değil de kedi giriyor.

balkonu kapattırmaktan başka çözüm yok.

balkonun fotoğrafını atarsanız belki bir şeyler söyleyen çıkar.
+2
art cat chocolate
(31.01.26)
ben gerçekten şok oluyorum, insanların ben merkezciliği ve empatiden yoksun tavırlarına... yaşadığımız yerde hayvan - insan dengesi bir arada hoş görü ile yaşamakla sağlanır. zira insan, fare dolu bi evde yaşasaydı kediyle dost olacaktı. çıkarımıza göre hayvanları kullanmayı biliyoruz fakat konu bir arada yaşamak olunca , " balkonuma sığınmasın." ki kedi nereye gitsin? şehir mi değiştirsin? barınaklara tıkılıp hastalıktan gebersin mi? soğukta karda kışta başınızı sokacak bi yer bulamadığınızda anlarsınız...
+1
isimsizbiri
(01.02.26)
(9)

Ameliyat korkusu

arbre
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-7
arbre
(29.01.26)
Stres olman normal bende olmuştu aynısı. Yapacak birşey yok.
Olman gereken bir ameliyatsa olacaksın. Optional birşeyse eğer çok korkuyorsan olmayacaksın. Yani genelde insanlar böyle karar veriyor. Ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama gerilmek-korkmak bunlar tamamen normal şeyler.
0
nuevo
(29.01.26)
sonra gülerek anlatıyorsun o anları. Allah büyük korkma, sonunda rahata ereceğin günleri düşün. çok geçmiş olsun.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
3 ameliyat oldum. Üç tane de sırada var ki biri açık kalp ameliyatı. Gram endişe yok.
Birkaç güne Doktorumla görüşeceğim, sırama yap da aradan çıkaralım şunları diye.

Rahat ol. Bişey olmaz.
-2
Mirket
(29.01.26)
bir tane büyük ameliyat(omurga ameliyatı) bir de tane de sezaryen geçirmiş biri olarak diyorum ki olman gerekiyorsa hiçbir şey hatırlamayacak olmana odaklan. anesteziyi verdikleri an küt diye gidiyorsun ve sanki aynı anda uyanıyorsun. uyku gibi değil anlık gidip gelme gibi. e sonrasında zaten ağrı kesiciyi basıyorlar, yanında da destek olacak birileri varsa mis. genel anestezi olacaksan ilk gün ayılsan da uykulu ve leyla gibi oluyosun.
hiç korkma. ya da neyden korkuyorsun tam olarak onu düşün. yolunda gitmemesinden mi? çekilecek ağrı sancı falan mı? ona göre korkuna çözüm bulabilirsin.
+1
rayde
(29.01.26)
Gozunu kapiyorsun ve aciyorsun. Senin icin 1 salise surecek. Benim korkum tamamen ya komplikasyon yasarsamdi. Yani olum de degil. Ki bence en guzel olum sekli olabilir narkoz halindeyken olmek :)
Korkun olum korkusuysa burada soylenenlerle asamazsin. Ama soyle dusun her gun olum tehlikesi geciriyoruz veya trafige cikiyoruz ama onlemimizi aliyoruz. Iste onlemini alicaksin. Komplikasyon korkum icin bunu dusundum. Onlemini alicaksin. Yani iyi bir hastane, iyi bir anestezi ekibi, iyi bir doktor. Icine sinen bir ekip ve mekan olsun yani. Seni rahatlatacaktir. Biraz gozun tutmadi doktoru mesela isterse dunyanin en iyi cerrahi olsun rahat edemezsin bu korku oldukca.
Agri sanciysa korkun onu direkt bosver. Ilac diyr bi sey var agri duymazsin.
+1
Kittie
(29.01.26)
bir kaç ameliyat oldum en kötüsü sedye ile ameliyathane kapısında sıra beklemekti .
diğerinde odamda koldan sakinleştirici vermişlerdi asansöre gidene kadar uyumuştum. anestezi uykusu güzeldir , korkmayın .
teknoloji çok ilerledi en çok tıp alanında hızlı gelişme yaşanıyor . ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama kapalı ameliyatlar var ve dikiş ağrısı falan olmuyor artık .
* bu arada ben de kadınım ve burun ameliyatı oldum korkmadan : )
0
devilone
(29.01.26)
geçmiş olsun. korkman normal. neden korktuğunu yazsana, belki de korkmana gerek olmayan bir şeydir.

ben apandisit ameliyatı olmuştum. ani gelişmişti. çok korkmuştum ama oldum bitti. gözümü kapatmamla açmam bir oldu. hiç anlamadım.

bir de bu yıl sonunda çift çene ameliyatı olacağım. deli gibi korkuyorum. zorunda değilim ama istiyorum. ameliyattan önceki 1 ay ve sonraki 2 ay hayatım çok zor olacak. çok acı çekmekten ve sinir hasarı yaşamaktan korkuyorum. yüzümü bozmasından korkuyorum bir de. umarım her şey iyi gider. benden daha küçük kişilerin bu ameliyatı olduklarını instagram ve tiktok'ta izleyince rahatlıyorum.
0
art cat chocolate
(29.01.26)
Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-
Çünkü ortamlarda atacakları havanın getirisi o korkunun üstünde .

Korku için diyeceğim ise işi oluruna bırak . Kaderinden başkasını da yaşamıyorsun zaten.
-6
diyecevaplandı
(29.01.26)
ben de ilk ameliyat olduğumda baya tedirgindim. o narkoz hissi nasıl olacak acaba, uyanabilecek miyim korkusu vardı bende ama hiç korkulduğu gibi bir şey değil içiniz rahat olsun ve geçmiş olsun şimdiden.
0
elektr10
(30.01.26)
(10)

Sözlük hesabı olan duyuru kullanıcıları

alice in potatoland
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
ben üşeniyorum. böyle daha kolayıma geliyor o yüzden. sözlük hesabımın adını beğenmiyorum bir de (şimdiki nickimin 2 t'lisi ama dondurdum)
0
matilda
(26.01.26)
eksiye girmeyi birakali cok uzun zaman oldu. hicbir sekilde girip sol frame'i gormeye tahammul edemiyorum. hesap oylece yatiyor anlayacagin.
0
arakaali
(26.01.26)
Sözlük hesabım bazı akraba, eş, dost arasında ifşa oldu. Kullanırken kendimi huzursuz hissediyorum. Anonim kalabilmek için böyle iyi.
0
Mirket
(26.01.26)
Duyuru hesabım sözlük hesabımdan daha eski.
0
peki madem
(26.01.26)
sözlük hesabım duyuruda banlandığı için farklı hesap açıp giriyorum
0
my fault
(26.01.26)
eskiden hep ve tek sözlük hesabımdan giriyordum. herkesin ban yediği dönemde ban yiyenlerdenim :d geçenki aktifleştirmelerde tekrar aktif edildi hesabım ama şimdi de bu hesaba alıştım, tarayıcıya e yazınca da direkt bu açılıyor. kolayıma geliyor yani. hem bu nickimi seviyorum <3
0
art cat chocolate
(26.01.26)
iki hesap arasında 1 yıl zaman farkı var, ama burada hep daha eski olan denef kullanıcı adımla varlık gösterdim. sonradan da birleştiremedim. buradaki bazı kullanıcılar beni tanıyor, geçmiş duyurularımdan hareketle şunu yaptığını hatırlıyorum o yüzden şimdi böyle yapsan daha iyi olur diye geri bildirimlerde bulunuyorlar özel mesajla açıkçası bunu kaybetmek istemediğim için sözlük hesabımla giriş yapmıyorum.
0
denef
(26.01.26)
Bazısı sadece nick benzerliği.
0
lazor
(26.01.26)
Ben yıllarca sözlük hesabımdan yazdım buraya, hatta buradaki herkesi sözlükçü sandım bu sürede. Sanki sözlük dışından giren yokmuş gibi geliyordu, sözlüğün yan bayiisi sanıyordum hehehe. O nicki emekliye ayırdım, yedekte duran kulkanmadığım bir nikle biraz sözlük okuyup biraz duyuru bakıyorum şimdi mesela. Sözlük nicki yani bu. Bura apayrı bir dunya imiş sonradan anladim ama ne fark eder.
+1
covered
(26.01.26)
sözlük hesabımla ifşalanmak istemiyorum.
-1
deartheodosia
(27.01.26)
(2)

Yamuk tırnak nasıl düzelir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Tırnak yeme alışkanlığım hiç olmadı ama sanırım yanlış tırnak kesiminden kaynaklı tirnagimin şekli nette buldugum bu fotoğraftaki gibi oldu. Manikür yaptıran biriside değilim. Bu tırnak nasıl düzelir? Biraz canımı sıkıyor.https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQC6EZRAQmPoy7iJ
Merhaba,
Tırnak yeme alışkanlığım hiç olmadı ama sanırım yanlış tırnak kesiminden kaynaklı tirnagimin şekli nette buldugum bu fotoğraftaki gibi oldu. Manikür yaptıran biriside değilim. Bu tırnak nasıl düzelir? Biraz canımı sıkıyor.

encrypted-tbn0.gstatic.com

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(25.01.26)
Tel gibi bi şey takıp tırnak yolunu düzeltiyorlar galiba.
0
kizil karga
(25.01.26)
maniküre gidin düzeltirler
0
art cat chocolate
(26.01.26)
(6)

Hobiniz var mı

arbre
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
-2
arbre
(25.01.26)
daha yeni elektro gitar aldim. arada bir elime alip caliyorum.

farkettigim biseyi paylasayim. baskiyla hobi olmuyor. eger, herkes biseyler yapiyor ben de yapmaliyim durumu varsa az daha bekle. cunku alacagin seyi kenara atinca icten ice bunu da yapamadim diyerekten modun dusecek.

hobi ile birseyi satin alma heyecani siklikla karistiriliyor. oyle bir durum varsa hicbirseye para harcama. git once magaza dolas, arkadasinda dene, online videolara bak vs.. heyecanini arttir. ondan sonra motivasyon dolu sekilde siparis ver butonuna bas.
0
buenosdias
(25.01.26)
şu sıralar resim yapıyorum bir de tin whistle ile sevdiğim soundtrackleri çalmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.01.26)
bir aralar fransızca öğreniyordum a2'den b2'ye geldim sonra çok yormaya başladı bıraktım. satranç öğrendim bir süre kursa gittim sonra o da çok zor geldi bıraktım. yukarıdaki arkadaşın dediği gibi bir şeye başlama/satın alma heyecanı hobinin kendinden çok farklı şeyler. ilk başlarda ufak ufak çok masraf etmeden ilgilendikçe hobiyle merakın artıyor mu ona bakarsın, eğer öyleyse başlarsın. yoksa boşa masraf.
0
zen1th
(25.01.26)
fotoğrafçılığa merak saldıysanız ben analog fotoğrafla ilgileniyorum, tavsiye ederim, çok heyecanlı ve keyifli bir süreç... ne çektiğini bilmemek, hemen bakıp görememek , beklemek zevkli.
0
isimsizbiri
(25.01.26)
Balık tutuyordum ama birkaç yıldır işten güçten fırsat olmadı.

Sakin bir yerde tutarsanız müthiş bir heyecan, o balığın oltaya vuruşu... Anlayamazsınız...
0
msb
(25.01.26)
piyanom var. ayrıca almanca öğreniyorum.
0
art cat chocolate
(26.01.26)
(1)

horlama tedavisi

tolgan
selamlar arkadaşlar. horlama tedavisi için ankarada önerebileceğiniz doktor önerisi var mıdır acaba? son bir yılda arttı özellikle.
selamlar arkadaşlar. horlama tedavisi için ankarada önerebileceğiniz doktor önerisi var mıdır acaba? son bir yılda arttı özellikle.
0
tolgan
(23.01.26)
bence önce herhangi bir kbb uzmanına gözükün. uyku testi yaparlar belki. sorun burnunuzdaysa ameliyatla düzeltmek isteyebilir. çene geriliği de horlama yapıyor, ona da ameliyat gerekebilir. belki daha basit çözümler de vardır. önce neden horladığınızı bulsunlar.
0
art cat chocolate
(23.01.26)
(14)

Mutlu musunuz

arbre
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
-13
arbre
(22.01.26)
bardagin dolu tarafini görebiliyorsan,
mutluluk cok uzakta değil.
0
designer
(22.01.26)
ne münasebet.
0
benibulmanlazim
(22.01.26)
ananiyimioguz
(23.01.26)
Antidepresan sağ olsun en azından stabilim.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(23.01.26)
mutluyum, bu da geçer.
0
klassno
(23.01.26)
mutluluk anlıktır. amam huzurluyum. hayat bir süredir seyrindee ininş çıkış yok.
+1
ground
(23.01.26)
ciddi manada şuan depresyondayım fakat hayatta kalma iç güdüsü(sanırım) nedeniyle gündelik hayattan kopmamaya çalışıyorum.
0
duyuruuser
(23.01.26)
Mutluyum sebebini bilmiyorum. Oğlumla iyi geçirdiğim her gün bir artı benim hanemde. Gece uyumadan önce onun üzgün olmadan yatağa girdiğini bilmek yetiyor bana.
Bir de yeni evimde (kiradayım) soba yakıyorum, çok iyi geldi bana. Akşamları sobayı yakıyorum, oğlan yattıktan sonra elimde çay, yanımda kedi... Terasım da var büyük, orada ot, çiçek yetiştiriyorum. Bana yetiyor mutluluk için.
Yoksa işsizim, haliyle hiç param yok. oğlan debh, okuldan da ayrıca nefret ediyor :p son 1.5 yılda 25 kilo aldım giyecek gerçekten hiçbirşeyim yok, yıllardır tatil yapmadım vb... Üzülecek çok şey var da pek umurumda değil hiçbiri bu ara. Yaşadığıma mutluyum, şu stabil hayatımın çarkına herhangi bir şey çomak sokmasın yeter.
0
strawberry first
(23.01.26)
Mutlu değilim ama mutsuz da değilim. Nötr diyebiliriz.
0
peki madem
(23.01.26)
gerçekten değilim. sıkıntılı evlilik süreçleri.
0
kondansator
(23.01.26)
en son kedimin şapşallığı ve varlığı beni mutlu etti.

bu sabah uçukla uyanmam da mutsuz etti. en büyük derdim keşke bu olsa ama değil. sadece en son bu :d
-1
art cat chocolate
(23.01.26)
Keyfim yerinde.

Tabii Aralık ayının ortasından beri iş yerinde içinde olduğumuz fırtına dinmeye başladı. Enkazları toparluyoruz. Görece zor bir süreç oldu.

Öncesinde de keyfim yerinde. Daha da iyi olacak.
0
put it in your appropriate place
(23.01.26)
inanılmaz şekilde keyfim yerinde. söylemesi ayıp primler yattı bugün...
0
datnet
(24.01.26)
Yaklaşık 10 aydan uzun süren, gece kabuslarla, sürekli içsel konuşmalarla geçen bir depresyonun içindeyim. Çok kısa süreli zamanlarda mutlu oldum belki 3-5 gün.
Öte yandan bundan sonraki hayatımın böyle geçeceğine kani olduğum için artık bundan da kurtulmaya çalışmıyorum. Sadece vücudumu bir öteki güne sürüklemekte her geçen gün daha fazla zorlanıyorum.
-2
rakicandir
(24.01.26)
(9)

Bu anı unutmam lazım

don’t panic
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır? Teşekkürler…
0
don’t panic
(22.01.26)
Güzel bir bağış yapın. Bir de ders almaya çalışın. Sollamak yasak mıydı?
-3
arbre
(22.01.26)
Birkaç gün yorgun gibi olacaksınız. Hep o an aklınızda olacak ve canınız hiçbir şey yapmak istemeyecek. Sonra çok sinirli birkaç gün geçireceksiniz. Birbirinizi incitmemeye gayret edin. Sonra yavaş yavaş dağılacak sisli puslu hava. Unututulup gidecek.
+2
Mirket
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun, zor bir durum atlatmışsınız ve şu an hepiniz iyi durumdasınız önce buna odaklanın. Bir şey olmadı, iyisiniz, bence önce bunu bir idrak etmek gerekiyor. Beynimiz sürekli "ya olsaydı" diye binbir çeşit senaryo üretir, bu senaryoları üretmeyi reddedin kendi içinizde.
Yakın zamanda benzer bir durum yaşamış birisi olarak ben böyle bir durumda konu hakkında tekrar tekrar konuşmayı istemiyorum kesinlikle. Kardeşimle motosiklet kazası atlattık, ilk gün olay şokuyla bir konuştuk ama ertesi günlerde kesinlikle bir daha konuyu açmadık. Çünkü deştikçe deşiyoruz ve bu durum sadece kaygımızın artmasına neden oluyor, başka hiçbir faydası yok. Kendi içimde düşünsem dahi ona bakıp "acaba o anı mı düşünüyor" demedim, desem dahi sormadım, o da aynı şekilde. Eşinizle konuyu bir daha açmamak üzere kapatın. Bir de konuyu ailelere eş dosta filan anlatmamak gerekiyor çünkü her anlatışta tekrardan yaşıyorsunuz o korkuyu.
Olay olmamış gibi davranmak değil yaptığımız, kötü bir şey yaşadık, dersimizi aldık ve yolumuza bakıyoruz.
0
hayalhayal
(22.01.26)
çok geçmiş olsun. hiç bir şey olmamış, en önemlisi bu, düşüncelerinizi hep buna odaklamaya çalışın konuya dair olumsuz hisler geldikçe.

bir an önce geçsin gitsin diye panikleyip olayı daha da içselleştirmeyin, kendinize zaman verin, sürece yayılsın. çocuğun yaşını hiç bilmiyorum ama onu da gözlemleyin, uykusu bölünüyor mu, kabus görmeye başladı mı, davranışları sertleşti mi gibi gibi. gerekli görürseniz uzmandan da destek alırsınız.

mirket'in dediği gibi, doğal akış içinde o sisler dağılıp gidecek.
0
Phoebe
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(22.01.26)
gecmis olsun,
bir sans daha verilmis,
hayatın tadini cikarmaya bakin.
0
designer
(22.01.26)
çok geçmiş olsun, gerçekten çok korkutucu. yanınızda eşiniz ve çocuğunuz da olduğu için ekstra korkmuşsunuzdur. gerçekten sarsıcı bir şey yaşamışsınız. şükür ki hiçbir şey olmamış.

travma olduğu için sakinleşmeniz zor olur, bu normal. bu his zamanla azalarak biter. bu histen kurtulmak için acele etmeyin ve kendinizi zorlamayın. eşiniz ve çocuğunuzla (konuşabilir yaştaysa) bu konuyu ve hislerinizi konuşmak veya başka yakınlarınızla konuşmak, belki de hatta ağlamak sizi rahatlatabilir. küçük bir tatil veya en azından işlerden izin alıp evde dinlenme iyi gelebilir. çok zorlanıyorsanız da bir uzmandan destek almak iyi olabilir. umarım çocuğunuz da çok etkilenmemiştir. resim yapma etkinliği gibi şeylerle duygularını atmasını sağlayabilirsiniz belki. hafiften rahatlamak için de sıcak içecekler iyi gelebilir belki. üçünüz yorganın altına girin birbirinize sarılın, bir şeyler izleyin belki o da iyi gelir. aklıma gelen tavsiyeler bunlar.

tekrar geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(22.01.26)
gelmiş geçmiş olsun, verilmiş sadakanız varmış diye düşünün. önemli olan hatadan/deneyimden ders çıkarmak ve aynı şeyleri yinelememek. şayet araç sürücüsü neyi farklı yapabilirdim sorusuna cevap bulamıyorsa, konum paylaşarak duyuruda sorabilirsiniz.

tavsiye olarak: sürücü bence vakit kaybetmeden araç kullanmaya devam etmeli. hatta mümküse aynı güzergahı yeniden kullansın. araya zaman girdikçe korkular, endişeler büyüyüp insana engel olur hale gelebiliyor. o duyguyu aşmak gerek.

buraya kadar söylediklerim sürücü içindi. sürücü dışındakileri ise bilemiyorum. zira bir şekilde onların da sürücüye yeniden güven duymaları gerekiyor. bu ise hemen olacak bir şey değil. sürücünün sabırlı ve anlayışlı olması lazım.
+1
tnz
(23.01.26)
geçmiş olsun. tek çözüm düşünmemeye çalışmak. aklınızı bir şeylerle oyalayın o ana asla dönmemeye çalışın.
0
Başka
(23.01.26)
(6)

Ölüme Kayıtsız Kalmak

eisberg
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden olan kayıpları da aynı şekilde karşılıyorum. Albert camus'un yabancı'sındaki gibi oldum resmen. Bu biraz tuhaf değil mi sizde nasıl durumlar?
0
eisberg
(21.01.26)
Ben en yakınlarımda pek kayıp yaşamadım. Bi babaannem bi anneannem bi dedem. En son anneannem vefat etti 3 yıl önce, ondan 2 yıl önce babaannem, 1990 yılında da dedem. Bunların haricindeki ölümler hep görece uzak olduğumuz insanlar. Ben de etkilenmedim. Babaannemde de etkilenmedim. Anneannemde hiç beklediğim kadar etkilenmedim, dedem öldüğünde 8 yaşındaydım. Allah gecinden versin ama anneme babama bişey olsa ne olur bilmiyorum, annemde kafayı yermişim gibi geliyor. Bana normal geliyor senin halin.
0
muhayyer divan
(21.01.26)
zamansiz ve sirasiz ölümü görmüssünüz cünkü. bence tuhaf degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
çok yakın değilseniz böyle hissetmeniz normal. ya da babanızın ölümü oldukça ağır olunca diğerleri daha normal gelmiş olabilir. yaşları da büyük olduğundan beklediğiniz bir şeydir diye belki...

ben babamı 13 yaşımdayken kaybettim. babam 43 yaşındaydı. haliyle fazlaca etkiledi. ondan önce babaannemi kaybetmiştik ve ona ağlamamıştım bile. ondan daha önce annemin babası olan dedemi kaybetiştik ki yaşım baya küçüktü ama çok ağlamıştım. yıllar sonra da en son anneannemi kaybettik ve onda da oldukça mahvoldum. arada aile içinde başka ölümler de duydum ancak etkilenmedim.
0
art cat chocolate
(21.01.26)
Acı bir yemek yedikten sonra sıcak çayı içince, çay dilini yakmak yerine, dilinin eski önceki acısını tekrarlatıyor.

Bunun gibi, sen acının büyüğünü görmüşsün. En yakınından, vakitsiz acı yemişsin (ve sanırım bunu sağlıklı bir şekilde kabullenmişsin). Eskilerin “sıralı ölüm” dedikleri şeyi, yaşı gelenin göçmesini görünce de garipsememişsin. Ölüm sana yabancı değil çünkü.
0
lazor
(22.01.26)
değil. fazla soylent içiyor olabilirsin.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.01.26)
zamansız ve sırasız ölüm mantığı kısmen doğru +1.

bir taraftan da siz etkilenmediğinizi düşünüyor da olabilirsiniz. yas süreci bazen yıllarca sessizce köşede bekleyip aniden patlayabilen bir süreç.
0
Phoebe
(22.01.26)
(3)

puzzle için çerçeve

scudman1
96x68 Cm ölçülerinde 2000 parçalık puzzle çerçeve yapımı için 3k fiyat istediler. elimde çerçeve yapacak aletler var. altına kalın karton yapıştırdık zaten. koçtaştan falan çıta alıp 4 köşeyi 45 derecelik açılarda kesip birleştiricem. altındaki kartonu manuel zımba tabancasıyla çerçeveye çakıcam. ta
96x68 Cm ölçülerinde 2000 parçalık puzzle çerçeve yapımı için 3k fiyat istediler. elimde çerçeve yapacak aletler var.

altına kalın karton yapıştırdık zaten. koçtaştan falan çıta alıp 4 köşeyi 45 derecelik açılarda kesip birleştiricem. altındaki kartonu manuel zımba tabancasıyla çerçeveye çakıcam.

takıldığım nokta üstüne cam değilde mat pvc bir malzeme kullanılıyor. bunun adı ne ve nerden bulabilirim. digital baskıcı bilmem necilerde mi olur? veya internette ne diye aratmak lazım.
0
scudman1
(21.01.26)
asetat olabilir
0
art cat chocolate
(21.01.26)
pleksiglas arayın, tabelacılarda falan olur ve istediğiniz ölçüde kesebilirler sanırım.
0
kobuzchu kiz
(21.01.26)
camcılardan cam da kesirebilirsiniz, daha şık durur.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
(3)

Kedi tirmalamalarina karşı krem

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,5 aydır baktigim bir kedim var, Bu süreçte kedim sayesinde her yerim Türkiye haritasına döndü. Kalan izleri çokta önemsemiyorum ama bugün yüzüme yaptığı derin bir tirmalamadan sonra yüzümde iz kalsın istemiyorum. Siz bu tirmalamalardan sonra cabuk gecirip iz birakmayan herhangi bir krem k
Merhabalar,

5 aydır baktigim bir kedim var, Bu süreçte kedim sayesinde her yerim Türkiye haritasına döndü. Kalan izleri çokta önemsemiyorum ama bugün yüzüme yaptığı derin bir tirmalamadan sonra yüzümde iz kalsın istemiyorum. Siz bu tirmalamalardan sonra cabuk gecirip iz birakmayan herhangi bir krem kullanıyor musunuz? Ne önerirsiniz?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(18.01.26)
ben hiç kullanmıyorum ama gerçi yüzümü hiç çizmediler. madecassol olabilir

tırnaklarını kesin ucundan <3
0
art cat chocolate
(18.01.26)
Tırmalanınca hemen sabunla yıkayıp batticon sürün ki enfeksiyon kapmasın. Yara kapanana kadar antibiyotikli herhangi bir krem (Bactroban gibi) kapandıktan sonra Madecassol veya sarı kantaron yağı.

İmza: deli kedi sahibi, 6 yıldır lavabonun kenarından batticonu hiç eksik etmeyen insan. Yüzüm birden fazla kez tırmalandı :')
0
kobuzchu kiz
(18.01.26)
fito-madecassol-hametan süryorum karıştırıp
3 senedir derin çiziliyorum mirop kapmadı
evde esinlikle crystalin olsun gözüme bile sıkıyorum
0
eja
(18.01.26)
(5)

Diş teli acısı ve ağrısı

passione
2 gün önce diş teli taktırdım üst dişlerime, ilk saatler bir sorun yoktu ama sonradan bir ağrı acı ve baskı hissi başladı , hala bitmedi sanırım normalmiş. Yaralarım oluştu diş mumu kullanıyorum bugün bayağı bir acıdı , diş mumunu nereye kadar kullanacağım? Tam olarak ne zaman alışırım deneyimlemiş
2 gün önce diş teli taktırdım üst dişlerime, ilk saatler bir sorun yoktu ama sonradan bir ağrı acı ve baskı hissi başladı , hala bitmedi sanırım normalmiş. Yaralarım oluştu diş mumu kullanıyorum bugün bayağı bir acıdı , diş mumunu nereye kadar kullanacağım? Tam olarak ne zaman alışırım deneyimlemiş olan var mı acaba? Şuan söküp atmak istiyorum resmen telleri…
0
passione
(16.01.26)
normal. diş mumunu aylık tedavilerden sonra da kullandığım oldu benim. birkaç günü daha bulacaktır alışmanız.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Her muayeneden sonraki 2-3 gün sızı oluyor. Tatsız bir his, geçmiş olsun. Sonuca odaklanınca tahammül ediliyor.
0
eileengray
(16.01.26)
evet bende de ilk saatler ağrı sızı yoktu sonradan felaket canım yanmaya başladı :') günde 2-3 arveles ile hayatıma devam ettim 2-3 gün.

ben de ilk başta çıkarmak istedim, ağzımda bir fazlalık gibi geldi. 1 ay sonra alıştım. 7. ayımdayım ve şu an ağzımın bir parçasıymış gibi hiç fark etmiyorum.

diş mumunu canım her acıdığında kullanıyorum. sürekli kullanmıyorum. yara iyileştikten sonra bırakıyorum. tekrar batma olursa tekrar takıyorum. diş mumu beni rahatsız ediyor çünkü.

eileengray +1 her muayeneden sonra 2-3 gün çiğneme yetimi kaybediyorum :')
0
art cat chocolate
(16.01.26)
2 yıla yakın kullanan biri olarak, ilk takıldığında en yüksek acıyı yaşayacaksındır sonra aylık tel değiştiğinde de olacak bazen fazla bazen az, ama sonucu güzel olacak emin olun. Tedaviyi aksatmayın. Ben mumları ilk bir kaç gün kullandım sonra çok seyrek ihtiyacım oldu. dişleriniz o tele göre şekil almaya çalışıp hareket ediyor
+1
atom karincanin torunu
(16.01.26)
Çocuklara takılan da aynı mı? O da acıtıyor mu?
0
Kahvedesu
(16.01.26)
(4)

Yaklaşık bir yıl önce, birine bilmemesi gereken bir şey söyledim.

kiminromeosu
Çok pişman oldum. Oldukça özel bir bilgiydi, çok zayıf hissediyordum, ağzımdan çıkmaması gerekti ama çıktı. Kendimi suçluyorum, bu bilginin yayılıp muhatabı olan kişinin kulağına gitme ihtimali beni çıldırtıyor.Nasıl geçer bu his :(
Çok pişman oldum. Oldukça özel bir bilgiydi, çok zayıf hissediyordum, ağzımdan çıkmaması gerekti ama çıktı. Kendimi suçluyorum, bu bilginin yayılıp muhatabı olan kişinin kulağına gitme ihtimali beni çıldırtıyor.

Nasıl geçer bu his :(
0
kiminromeosu
(15.01.26)
Olan olmuş artık yapabileceğin bir şey yok. Hataysa hata de geç. Çok üzerinde durup düşünmemeye çalış. Sakınan göze çöp batar. Olmamış bisey için bugünü zehir etme. Olursa napacagini o zaman düşünürsün. Ölümden başka herseye çare var
+1
rabitelli
(15.01.26)
benim de bu hissi yaşadığım çok oldu. şimdi ise hiçbirini hatırlamıyorum bile. sen de unutursun zamanla. sallaa... kim bilir kimler bize hangi söylediğinden pişman oldu. biz onları da unuttuk.
+1
art cat chocolate
(15.01.26)
"özel bilgi" öyle geniş bir kavram ki... özel bilgiyi sizinle paylaşanla olan ilişkiniz, sizin özel bilgiyi paylaştığınızla ilişkiniz gibi birçok parametre var bunun değerlendirilmesinde.

ancak özel bilgi diyince açıkçası benim aklıma bir üçüncü kişinin hayatını etkileyecek bilgi geliyor. bir çocuğun evlat edinildiği bilgisinin ailesinden önce üçüncü bir kişi tarafından çocuğa rencide edici bir şekilde söylenmesi gibi. "özel bilgi"yi bu şekilde yorumlayınca ben de muhatabı haberdar edilmelidir diye düşünüyorum. hatta yuh, insan bunu yaptığını bir sene boyunca nasıl söylemez diye düşünürüm.
+1
tnz
(16.01.26)
benim de böyle yaptığım olmuştu. bunu hatırladıkça kendine şunu söyle "evet bu korkuların bana gelmesi normal, bu korkuları itmiyorum kabulleniyorum, ama bunlar kötü duygular değil normal duygular, ama ben kendimi bu konu ile yormayacağım, buna üzülmeyeceğim ve geçecek"

ayrıca ortaya çıkacak olsa 1 yılda ortaya çıkardı baya zaman geçmiş
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.